Sufi Nedir, Sufiler Neyle Uğraşır Bu Konuda Bilgi Verir misiniz?

Hocam sufi nedir, sufiler neyle uğraşır bu konuda bilgi verir misiniz?

cevapDeğerli ziyaretçimiz; İnsanın en değerli cevheri şüphesiz ki kalbidir. İnsan terbiyesinde hedef de kalptir. Kalbin elde edeceği en yüce olan ilim marifetullah, en güzel sıfat ise edep ve de hayâdır. Tüm hayırlı ilimlerin hedefi budur. Marifetullahın da, edep ve hayânın da yolu tezkiyedir. Tezkiye, demek manevi temizlenmedir. Kalbin inkârdan, şirkten, nifaktan, isyandan, gaflet gibi manevi olan kirlerden arınmasıdır. Bu temizlik, ilâhî nur ve de sevgi ile olur. Bütün peygamberler gibi Hazreti. Peygamber Efendimiz de bu temizlik için gönderilmiştir (Âl-i İmran/184, Cuma/2).(A’lâ/14-15, Şems/9-10).

Rasulullah Efendimizden sonra, kalpleri ilahiolan nur ve de manevi temizleme görevi, onun varislerine verilmiştir. Peygamber’le insanoğluna sunulan ilahi ilme, marifete, edebe ulaşmak, Yüce Mevla’nın ikramıdır dilediklerine verir. Bu bahsedilen nimet, ilahi sevgidir, nurdur, feyizdir, edeptir ve de güzel ahlaktır bunlar kalplerin ilacıdır. Kalbinin huzurunu düşünen bir insan, ona midesi kadar değer vermezse, kalbi dertten, nefsi de üzüntüden kurtulmaz.

Sufilikte Batıni Fıkıh

Kalbin temizliğini ve de nefsin terbiyesini hedefleyen ilme ahlak ilmi denir. Tarih boyunca bu ilmin asıl hakkını “sufi” ismiyle anılmakta olan kamil veliler vermiştir. Veliler bu ilmi yalnızca açıklamakla kalmamış, kendi nefislerinde uygulamış insanlara da öğretmişlerdir. Bu terbiyeye tasavvuf denir.

Tasavvufun gerçek konusu, batınî fıkıhtır. Batıni fıkıh, demek insanın iç dünyasını tamamlayan kalp, ruh, nefs ve diğer manevi cevherlerin temizlik, terbiye, terakki ve inkişaflarını hedefleyen manevi, nurani, kalbi bir ilimdir. Zahirî fıkıh vücudumuzun dış organlarıyla yapacağı ibadet ve vazifeleri inceleme konusu yaptığı gibi, tasavvuf da kalple alakalı ibadet ve de ahlâkları konu edinmiştir. Bundaki gaye kalbin “ihsan” mertebesine varmasıdır.

Sufilikte İhsan

İhsan, demek kalbin gafletten uyanması manevi pislikten temizlenmesi sonucu “yakin”e ulaşmasıdır. Yakin, demek kalbin Mevla’yı görüyor gibi şuur ve de hassasiyete sahip olmasıdır. Bu durum, her bir mümin için bir hedeftir. Efendimizin buyurduğu üzere din; iman, İslâm ve de ihsandan oluşmuştur din imanla başlar ibadetlerle olgunlaşır, ihsanla kemale erer. (Buharî, Müslim).

Asıl sufi, Mevla’nın sevgisi ile safi olan, huzur bulan kişidir. Sufiliğin iç yüzü ilahi aşk, dışı ise güzel ahlaktır. Arif kimseler sufiliği özetle bu şekilde anlatmışlardır. Gerçek sufi Allah ve Resulü’nün dostudur vazifesi ise dileyenlere bu dostluğu anlatmaktır. Sufi kimlerdir, sufiliği merak edenlere, işin başındaki değerli zatlar şöyle söylerler: “Gel, gir, gör, tat ve anla!”

Bu değerli yola ilahi sevgi ile gelen, kendisinin isteği ile girenlere mürid denir güzelliğini görenlere, tadını alan gayesine ulaşıp ne olduğunu anlayan kimselere de sufi denmektedir. Sufi demek, Kuran’ı kerimde veli, muttaki, muhsin, sıddık, sadık, sıfatları ile anlatılan kâmil insandır. Kâmil olan kimse âleme ait bir değer, insanlığın istifadesine sunulmuş olan bir cevherdir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ