İslam Alimi

Şefaat

ŞefaatAhirette tüm peygamberlerin Mevlan’ın izniyle kullara şefaat etmeleri haktır vede gerçektir. Şefaat şudur, günahı olan mümin kulların günahlarının af edilmesi, olmayanların daha büyük mükafatlara erişmeleri için peygamberlerin ve Allah katındaki makamları büyük olanların Allah’a yalvarışları ve de dua etmeleri demektir. Kafir münafık kullar için şefaat hakkının hiç söz konusu olmadığı ayette şöyle geçmektedir.

…Onlar Allah rızasına ulaşmış olanlardan başkasına şefaat etmezler…” (el-Enbiya 21/28) Peygamber efendimiz de “Şefaatim, ümmetimden büyük günah işleyenler içindir” (Ebu Davud, “Sünnet”, 21; Tirmizî, “Kıyamet”, 11; İbn Mace, “Zühd”, 37) buyurmuştur. Hazreti. Peygamber efendimizin bundan başka genel ve de kapsamlı bir şefaat hakkı vardır. Mahşer gününde tüm yaratıklar acı endişe ve de heyecan içerisinde hesaplarının görülmesi üzere beklerken, peygamberimiz bizler içimn Allah’a dua ederek hesap ve sorgunun hemen olup bitmesini ister. Bu duruma “şefaat-i uzma” (en büyük şefaat) denilmektedir.

Peygamber efendimiz’in bu şefaati, yüce kitabımız Kur’an’ı kerimde “makam-ı mahmud” (övülen makam) ismiyle geçmektedir (el-İsra 17/79); Buhari, “Zekat”, 52).

Biz Müslüman kullara düşmekte olan görevler, şefaat olayına güvenip dinimizin getirdiklerini bırakıp yapmamak değil, şefaat hakkına layık olabilmek için çokça çalışıp çabalamaktır. Şüphe yok ki şefaat her Müslüman için yüce Mevlamızın büyük bir nimetidir. Mevlamız biz kullarına ikram etmek istiyor ve şanlı peygamberlerini bu ikrama bir vesile yapıyor. Şükürler olsun ki Rabbimiz bu güzel nimete o güzel kullanırı bir vesile yapmış.


Warning: Division by zero in /home/islamali/public_html/wp-includes/comment-template.php on line 1415
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ