İslam Alimi

Şafi Mezhebi Fıkhının dayandığı kaynaklar

Şafi Mezhebi Fıkhının dayandığı kaynaklarBu konuda sizlere dört büyük mezhepten biri olan Şafi Mezhebi fıkhının dayandığı kaynaklar hakkında bilgiler vereceğiz. Şimdi konumuza geçelim. Şafi mezhebi İmam Şafi ictihadlarını dayandırdığı delilleri “el-Ümm”de şöyle belirtmiştir: “İlim çeşitli derecelere ayrılmaktadır. Bunların ilki, kitap ve sabit olan Peygamberimizin Sünnetidir. İkincisi ise, kitap ve sünnet’te hüküm bulunmayan meselelerde yapılan İcma’dır. Üçüncüsü ise şanlı sahabelerin aktarmış olduğu hüküm içeren sözleridir. Fakat tabi olarak bahsi geçen bu sahabe sözleri içinde çelişki, veya İslam dinine uygun olmayan herhangi bir şey bulunmamalıdır. Dördüncüsü ise, ashabı kiram arasında şüpheli, yani itilaflı kalan sözlerdir. Beşincisi ise, kıyastır. Bahsi geçen kıyas ise temelinde kitap ve sünnete dayanmaktadır. Şafi mezhebinde ilim saydığımız bu derecelerden en üst olanından elde edilir” (eş-Şafiî, elÜmm, Kahire 1321–1325, VII, 246).

Şafi ekolü kitap ve sünneti İslam dini hukukunun asıl kaynağı olarak kabul etmiştir. Çünkü diğer deliller de temelde bu iki delile dayanmaktadır ve asla aykırı olamaz. Şafii, kitap ve sabit olan Peygamberimizin sünnetini delil olarak kabul eder. Çünkü Sünnet Kuran’ı Kerimin beyanını tamamlar, kısa olan anlatımlarını genişletir ve birçok Müslümanın anlayamayacağı incelikte olan bilgileri açıklar. Buna göre, sünnetin açıklayıcı durumunda olabilmesi için ilim yönünden açıkladığı şeyin derecesinde olması gerekmektedir.

Fakat bahsettiğimiz bu durum, İmam Şafi’nin sünneti her yönden Kuran’a denk saydığı manasına gelmemektedir. Her şeyden önce Kuran yüce Allah (c.c) kelamı, sünnet ise Hazreti Peygamberin söz, fiil ve takrirleridir. Kuran ibadet maksadıyla okunur, sünnet bu maksatla okunmaz. Sünnetin önemli bir bölümü tevatüre dayanmaz.

İmam Şafi’ye göre sünnet Kuran’ın bir dalı mesabesindedir. Sünnet gücünü Kuran’dan alır, ve her daim onu destekler ve tamamlar. Bu nedenle açıklayan ile açıklanan birbirine denk olmalıdır. Fakat bunun için, sünnet sağlam olmalıdır, yani belirtilen konunun gerçekten sünnet olduğu bilinmelidir. Bu yüzden, Ahad ve Mürsel hadisler, birinciler kadar kuvvetli değildir. Diğer yandan Şafii, inanç esaslarını belirlemede Sünnetin Kur’an derecesinde olmadığını açıkça ifade etmiştir (M. Ebu Zehra, İslâm’da Fıkhı Mezhepler Tarihi, Terc. Abdülkadir Şener, İstanbul 1978, s. 336, 337)


Warning: Division by zero in /home/islamali/public_html/wp-includes/comment-template.php on line 1439
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ