İslam Alimi

Peygamber Kavramı ve Peygamberlere İman

Peygamber Kavramı ve Peygamberlere İmanİslam inancında Peygamber kavramı ve Peygamberlere iman konusu çok önemli ve her Müslümanın bilmesi gereken bir konudur. Şimdi bu konuda bilgilere yer verelim. Peygamber demek Farsça’da “haber taşıyan elçi” manalarına gelir. Dini terim olarak, “Allah’ın kulları arasından seçtiği vahiyle şereflendirerek emir ve yasaklarını insanlara ulaştırmak üzere görevlendirdiği elçi” ye peygamber denir.
Arapça’da, peygamber kelimesinin karşılığı gönderilmiş elçi demek olan resul mürsel kelimesi kullanılır. Çoğulları “rüsul” “mürselûn”dür. Nebide Allah’ın emir ve yasaklarını insanlara haber veren, fakat yeni kitap ve yeni bir şeriatla gönderilmeyip, önceki peygamberin kitap şeriatını ümmetine bildirmeye görevli peygamberdir. Çoğulu “enbiya”dır. Risalet nübüvvet kelimeleri masdar olup, peygamberlik manasına gelmektedir.

Peygamberlere iman, imanın altı şartından biridir. Peygamberlere iman demek, insanlara doğru yolu göstermek için, Allah tarafından seçkin kimselerin gönderildiğine, bu kimselerin Allah’tan getirdiği tüm bilgilerin gerçek doğru olduğuna inanmak demektir. Yüce Allah her Müslümana, herhangi ayırım yapmadan tüm peygamberlere inanmayı farz kılmıştır: “Peygamber de kendisine Rabbi tarafından indirilene iman etti, müminler de. Her biri Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. Allah’ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız…” (el-Bakara 2/285).

Bu nedenle peygamberlerin bir bölümüne inanıp, diğerlerini tasdik etmemek küfür sayılmıştır: “Allah’ı ve peygamberlerini inkar edenler ve Allah ile peygamberlerini birbirinden ayırmak isteyip bir kısmına iman ederiz, ama bir kısmına inanmayız diyenler ve bunlar arasında bir yol tutmak isteyenler yok mu? İşte gerçekten kâfirler bunlardır…” (en-Nisa 4/150-151). Kuran’ı Kerimde belirtildiği üzere Yüce Allah, asırlar boyunca peygamberler göndermiş, insanları onlar aracılığıyla gerçeği benimseyip yaşamaya çağırmıştır. Peygamber gelmemiş hiçbir topluluk ve ümmet bulunmadığı Kur’an’da şöyle dile getirilmektedir: “(Geçmiş) her ümmet içinde mutlaka bir uyarıcı peygamber buluna gelmiştir” (el-Fatır 35/24), “Allah’a and olsun ki biz senden önceki ümmetlere de peygamberler göndermişizdir…”. (en-Nahl 16/63)

“Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onların peygamberi geldiği (tebliğini yaptığı) zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulüm edilmez.”( Yunus 10/47). Peygamberlik,demek Allah vergisidir. Çalışma, ibadet taatla elde edilemez. Allah, peygamberlik yükünü taşıyabilecekleri ve layık olanları bilir ve dilediğini peygamber olarak seçer: “Bu, Allah’ın lutfudur. Onu dilediğine verir…” (el-Cum`a 62/4). Bu seçimde mal, mülk, şan, şöhret ve makam etkili değildir.

İslam, peygamberleri ilah mertebesine çıkartmamış, Allah’ın elçisi kulu saymıştır. Biz peygamberlerin vahiyle şereflendirilmiş ve de diğer insanlarda bulunmayan özelliklere sahip, seçkin kişiler olduklarını kabul ederiz. Ancak onların hiçbirisinde ilahlık özelliği olmadığına, Allah’ın izni dışında fayda sağlama ya da zararı giderme güçlerinin bulunmadığına, Allah’ın bildirdikleri dışında gaybı bilmediklerine inanırız (bk. el-Maide 5/72-73, 75; el-A`raf 7/188; et-Tevbe 9/30) bu ayetler aşağıda ter almaktadır. Peygamberler yalnızca dini tebliğle yetinmemişler, dini esasları açıklamışlar, ümmetlerine öğretmişler, onları eğitip kötülüklerden arındırmışlardır davalarından taviz vermemişler, bu uğurda pek çok eziyet ve sıkıntıya göğüs germişlerdir. Kuran-ı Kerim’de bildirildiği üzere, peygamberlik Hazreti Muhammed ile son bulmuştur: “Muhammed sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah’ın resulü ve peygamberlerin sonuncusudur…” (el-Ahzab 33/40). Artık ondan sonra peygamber gelmeyecektir. Onun getirdiği mesaj kıyamete dek sürecektir.

Peygamberlere İman Konusunda Bazı Ayetler

5.72 – Andolsun, “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler kesinlikle kâfir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, artık, Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.” (el-Maide 5/72)
5.73 – Andolsun, “Allah, üçün üçüncüsüdür” diyenler kâfir oldu. Hâlbuki bir tek ilâhtan başka hiçbir ilâh yoktur. Eğer dediklerinden vazgeçmezlerse, andolsun onlardan inkâr edenlere elbette, elem dolu bir azap dokunacaktır. (el-Maide 5/73)
5.75 – Meryem oğlu Mesih, sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilah olabilirler?) İkisi de yemek yerlerdi. Bak, onlara âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz. Sonra bak ki, nasıl da (haktan) çevriliyorlar. (el-Maide 5/75)
7.188 – De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı. Ben inanan bir kavim için sadece bir uyarıcı ve bir müjdeciyim.” (el-A`raf 7/188)
9.30 – Yahudiler, “Üzeyr, Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise, “İsa Mesih, Allah’ın oğludur” dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah, onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar! (et-Tevbe 9/30)


Warning: Division by zero in /home/islamali/public_html/wp-includes/comment-template.php on line 1439
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Zeki Aslan dedi ki:

    Rasül ve nebi konusundaki bu bilginiz, Kur’an-ı Kerim’de Allah-u Teâlâ’nın bildirdiğiyle çelişkilidir.
    Âl-i İmran-81’de Allah-u Teâlâ, “Nebilere kitap verdiğini buyuruyor. Ayrıca Yusuf-50 ayetinde, Firavunun zindandaki Yusuf (AS)a gönderdiği elçiye de rasül diyor. Eğer rasül, kendisine kitap verilen elçi ise, Yusuf-50’deki elçiye de kitap verilmiş olması ve onun da peygamber olması gerekir, değil mi?

    İnşaallah bu yanlış bilginizi düzeltirsiniz.

    Esselamu aleyküm
    Zeki Aslan

BİR YORUM YAZ