Pardon Yanlış Neye Göre Yanlıştır, Doğru Neye Göre Doğrudur?

Mehmet Aluç

Yazarın şu ana kadar yazılmış 268 makalesi bulunuyor.

İnsan değişken bugün evet dediğine yarın, hayır diyen akıla göre mi? Her hangi bir kalıba göre mi? Yoksa hiç değişmeyenin fikrine göre mi? Hangi değişmeyen fikri olan var mı insan olarak bu âlemde? Birisi der doğru, diğeri der yanlış! Çıkarı olan insana göre mi, çıkarı olmayanın mı fikrine göre mi? Var mıdır bu dünya da çıkarı olmayan? Vardır, onun yanına gidip soran var mıdır? Sanmıyorum! İnsanları standart bir kalıba sokmak yerine kalıpları bir standarda bağlasak veya buna bağlı olarak da tek bir anlayış etrafında birleştirmek mümkün olmaz DİYENLERE, tarihte bunun örnekleri var, Asrısaadet, Osmanlı ecdadımız, tek bir Kur’an olan Kitabımız ve nur peygamber efendimizin sünneti altında, tek bir sonsuz yüce Allah’ın kelamı altında. Bana göre doğru olan bir başkasına göre yanlış kabul edilebilir ise, neye göre doğru? Tabi ki âlemlerin rabbi yüce Allah’ın sonsuz kelamı Kur’an’ a göre değişmeyen ve değiştirilmeyene göre doğru doğrudur, yanlış orada ne diyorsa yanlıştır.

“Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğutu reddedip Allah’a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir.” (Bakara, 2/256)

Tefsiri:

Fakat dinde zorlama yoktur. Allah onu zorla kimseye vermez. Dini, kişinin kendi tercihi ile dilemesi gerekir. Dinde zorlama kanunu yoktur. Bunu böyle anlamalıdır. Çünkü “fi’d-din” (dinde) ifadesi, “ikrah”a müteallik değil (zorlama ile ilgili değil) haberdir. Mananın aslı “zorlama, dinde yoktur” demek olur. Yani sadece dinde değil, her neye olursa olsun, zorlama cinsinden hiçbir şey, hak din olan İslâm dininde yoktur.

 
İnsanların inançları, olaya bakış açıları, fikri ve siyasi kabulleri, hatta çıkarları ister istemez bir olay karşısında farklı tavırların ortaya çıkmasına vesile olur, diyenlere, farklı bakış açıları ve fikri ve siyasi görüşü, insanların haklarının sınırını aşıyor ise, kendi fikrini empoze etmeye çalışıyorsa bu kökten yanlıştır, kabul edilemezdir. Yüce Allah (c.c.) bu dünya âleminde imtihan için kullarını bile kendi seçimleri ile Özgürlükleri ile baş başa bırakmış, dinde zorlama yok der iken bu farklı tavırlar fikirler ancak kabul edilebilinir, hoş görü etrafında saygı duyulur ise anlam ve mana kazanır, yoksa kökten yanlıştır, insan fikri ile doğruyu, doğru, yanlışı da yanlış demek kaosu getirir. Ortak bir fikir değil Yüce Allah(c.c.) neyi doğru demişse o dur doğru, nedir yanlış demiş ise odur yanlış, ister kabul edersin etmezsin o senin seçimin, lakin insan haklarına müdahale etmeyi de bu getirmez.

“Ameller, ancak niyetlere göredir.

Din başka bir kulun istekleri baskısı ile olmaz, nasıl olur yanlışlar tartışılır, doğrular ortaya çıkarılır ve zorlama kesinlikle olmaz buda iyi niyet ve rıza ile yapılmalıdır. Zorlama ile olan itikat (iman) mümkün değildir. Zorlama ile gösterilen kabul ettirilen iman, gerçek iman değil, zorlama ile kıldırılan ve zorlama ile kılınan namazda, namaz değildir bu böyle biline. Zira diğer ibadetlerimizde de aynısı geçerlidir. Oruç da öyle, hac da öyle, cihat da öyledir. İşte doğru budur. Rabbim doğruyu Kur’an ve Nur Peygamber efendimizin sünneti ile bilen, yanlışı da onlar ile bilenlerden eylesin bizleri. Âmin. Selam ve dua ile…


Warning: Division by zero in /home/islamali/public_html/wp-includes/comment-template.php on line 1417
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ