İslam Alimi

Nurlu İslam’ın Nurlu Yolcuları , Hz Ebubekir Sıddık(R.A) -1-

Mehmet Aluç

1962 Malatya doğumluyum,evli ve 4 çocuk babasıyım Ankara da ikamet ediyorum,Kamuda emekliyim,şiir,öykü,denemeler yazıyorum...

hlf
Allah’ım sen her şeye kadirsin
Âlemlere Rahmet Peygamberin sadık arkadaşı dostu
Muştusu olan gelecek
Gönülleri iman ile solmayan güller gönül dostu
Rabbim İman güllerini açtıran, güzide gönül dostu
Köpüren suları, imanları ile durulayanlar idi
Hasret selvileri’ni özlemle kavuşturan idi
Sessiz hıçkırıklarla zulüm’e gark olan bedenlere muştu idi
İyilik için etrafta, iyilik için evlerde pervane gibi dönen idi
Umutsuzca yürüyen ayaklara ayak idi
Beklenmedik tatlı bir fırtına gibi bedenlere iman sevdası ile esen,
İman sevdası için çile çeken idi
Kavuran güneşte, yeşillikleri ile imanın ve imanın,
sevda sokağının yıkılmaz kalesi idi
Eşsizlikleri ile âlemde var olan idi
O zamanda taşlar ağlıyor gözyaşı ile,
o taşları kalbine imanı ile basan idi O Resul ile
Gelmedi bereket diyenlere kazancı ile bereketti
Devlerin bile mahkûm edilmediği,
dayanamadığı işkencelere maruz kalanlara,
O Resul ile merhamettiler kurtuluşun anahtarı idiler
Artık acı yok imansız ızdırap yok olacak, eskide kaldı çareyi hasretle bekleme
Yıldızların umut, umut yağdığı semada,
yedi kat göğe çıkan pürüzsüz duaların pürüzsüz kabul olduğu,
pürüzsüz duaların kabulünün sağanak,
sağanak yeryüzüne iman dolu yağması idi O Resul ve dostları ile
Istırap vadilerini O Resul ile Hz Ömer, Hz Osman ve Hz Ali ile,
kurutan ve merhamet çiçeklerini ekenler idi beraberce tüm âleme
Yetim çığlıklara koşan idi, merhametsiz dertlere deva idi,
 imanı ile O Resul ile Hz Ömer, Hz Osman ve Hz Ali ile
Peygamber ona Abdullah ismini verdi oldu gönül dostu
İlk Müslüman olan erkektir, şeksiz ve şüphesiz
İtikadında şüphe olmayan anlamında, “Sıddık”
Lâkabı verildi Kuran tabiriyle, O, ne iyi arkadaştı
Mekke’de kan davalarına bakardı zevk ile
Daima uygun ve yerinde karar verirdi şevk ile
Resullulah’ın getirdiği daveti duyunca yanına gitti
Peygamber ben, sana ve bütün insanlara Allah’ın Resulüyüm,
İnsanları bir olan Allah’a davet ediyorum şahadet getir; dedi
Hiç düşünmeden dili sürçmeden daveti kabul ettim dedi
Sıddıkiyet makamına erişti şeksiz ve şüphesiz
Ve döndü özüne, kendini buldu İslam ile şüphesiz
İman onun için en büyük imkân oldu iyilik yapmak için şüphesiz
Gerçek bir insan ve Müslüman oldu şüphesiz
Gönlü zengin ve cömert bir tüccar idi
Kırk bin dirhemin otuz beş dirhemini gözünü kırpmadan
Müslüman olan kölelerin hürriyeti için harcadı elini kısmadan
Yoğun baskılar sonucu Müslümanlar habeşiştana gidince Resul ile kaldı
Allah’ım! Ahiret günü benim vücudumu o kadar büyüt ki
Cehennemde benden başkasına yer kalmasın!” diye ilk ve tek âlemde dua edendir
Cömertlikte üstüne el yoktu, Ol Resulden başka en yakın dostu yoktu
Hz Ömer, Hz Osman, Hz Ali, Hamza… Hepsinin yolu birdi kinleri yoktu
Takvada idi tek üstünlükleri, gönülleri bir idi
Mağarada iken ayağını bir yılan soktuğunda Sessizce beklemişti
Ve ayağı acıdığında o sırada dizine yatıp uyumuş olan Resulü beklemişti
Hz. Muhammed Mustafa (sav)’yı uyandırmamak için sesini çıkarmadı beklemişti
Onu ağlarken gören Hz. Muhammed’in uyanıp ne olduğunu sorduğunda gözyaşı ile
Anam-babam sana feda olsun ya Resulullah demişti gözyaşı ile
Ebû Bekir’in Hz. Muhammed’e olan bağlılığının örneklerinden sadece biri idi.
Hz Ebu Bekir (RA) imanda, amelde, cömertlikte, ihlâsta, ahlakta en iyi idi,
Her yönüyle bütün faziletlerde insanların en iyi idi
Bir gün içerisinde oruç tutup, cenaze uğurlayıp,
Fakir doyurup, hasta ziyaret ettiğinde,
Allah Resulü(sav) “Bunlar bir kimsede toplandı mı?
O muhakkak cennete girmiştir, dediğidir
Vefat ettiğinde tek kuruş bırakmamıştır dünyaya
Bu soruya ve cevaba muhatap olan dünyada başka kişi yok idi
Nefs-i Mutmaine makamına gelmişti ki, Cenabı-ı Allah(C.C)
Ey Cibril! Habib im’e selam söyle, kulum Ebubekir’den razı oldum.
O benden razı oldu mu? Diye
Ya Rabbi Ebubekir rıza makamına nasıl erişti? Diye sordu O Resul
Allah-u Zülcelâl Hazretleri(C.C)
Ey Cibril git de imtihan et, dedi.
Cibril-i Emin insan suretine girip,
Ebubekir Sıdık (r.a) ’a geldi ve dedi
Allah rızası için giyecek cübbem yok ne olur bana yardım et, dedi.
Ebubekir Sıdık (r.a) , hemen cübbesini çıkarıp Cibril-i Emin’e verdi
Oradan ayrıldı evine gitti, bir müddet sonra kapı çalındı yine
Kapıyı açtı yine insan suretinde Cibril-i Emin geldi ve şöyle dedi yine
Giyecek gömleğim yok dedi yine
Allah’ın Resulü Muhammed Mustafa (sav) hakkı için bana gömlek ver, dedi yine
Ebubekir Sıdık (r.a) Efendimiz üzerindeki kalan tek gömleği de verdi gönlü ile verdi yine
Ve sadece göbeği ve diz kapağını örtecek iç çamaşırı kalmıştı artık yine
Allah’ın Resulü’ne âşık, her anı onunla beraber olan Hazreti Ebubekir (ra)
Çıplak olduğu için edep ve hayâ etti de,
Resulullah (sav) Efendimizin yanına varamadı yine
Hatta mescide dahi gidemedi yine
Ya Muhammed (sav) ! Allah’ın selamı var dedi Cibril-i Emin
Senin ümmetinden bir kişi Allah’ın rıza makamına yükseldi.
Allah (c.c) ondan razı oldu, bu hali ile o kul da Allah’tan razı mı?
O kul şu anda kapıya geldi, hayâsından edebinden içeri giremiyor, dedi yine
Resulullah (sav) kapıyı açtıklarında Ebubekir Sıdık (ra) ’ı karşısında görür
Ve der ki
Hoş geldin Ya Ebubekir, buyurdu
Cibril-i Emin
Ya Resulullah! Ebubekir’e: “Sen küfür halinde iken malın, servetin vardı
İman ettin ve şimdi bir kilim parçasına büründün
Bu halde iken Allah’tan razı, hoşnut musun? Yoksa değil misin? Dedi yine
Diye sor, buyurdu yine
Resulullah Efendimiz (sav) Ebubekir Sıdık Hazretleri’ne sordu
Bunun üzerine Ebubekir Sıdık (r.a) Efendimiz ağlayarak söyledi
Ben Rabbimden de, Muhammed-ül Mustafa’dan da razıyım
Onlar benden razı mı? Vücudum lime, lime, parça, parça olsa da
Ben onlardan yine razıyım, dedi yine
Allah’ta senden razı Ya Ebubekir, deyince,
Hazreti Ebubekir (ra) “Allah” dedi ve başladı sema etmeye
Peygamberimizin etrafında yedi defa döndü şevk ile
Ve Peygamber Efendimiz Kelime-i Şahadet getirerek onu durdurdu.
İlk halifedir, gönüllere ve İslam âlemine
13 Rebiyülevvel Pazartesi günü (8 Haziran 632) vefat etti.
Onun vefatını duyan Müslümanlar büyük bir üzüntüye kapıldılar
Ve ilk anda ne yapmaları gerektiğine karar veremediler.
Ama o da bir ölümlüydü ve kavuşmuştu o Resule.

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)

Not: Yüce Allah’ın ben o kulum’dan Razıyım. O kulum benden Razımı sözünden sonra onu anlatacak mürekkebim kurudu, sözler kurudu, lal oldu.


Warning: Division by zero in /home/islamali/public_html/wp-includes/comment-template.php on line 1415
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ