Martı Eti Helal mi?

Martı etinin dönerlerin içine konulduğu çok söz konusu olmakta… Martı eti konusunda özetle bir şekilde bilgi verir misiniz?

Cevap: Değerli ziyaretçimiz,İslam dininde Eti yenen kuşlar konusunda İslam fıkıh hükmü kısaca şöyledir: Kuş cinsi olan hayvanlardan iğrenç olmayan, leş yemeyen, avını pençesiyle yakalamayan kuşlar yenile bilmektedir. Fakat bu konuda Ehli sünnet mezheplerinin değişik görüşleri vardır ve bu görüşlerin sonucu olarak şunu diye biliriz.

Hanefilerde Martı Eti: Hanefi Mezhebinde Martı adıyla anılan kuş cinsi yukarıda bahsedilen eti yenmeyen kuşlar arasına girmektedir ve bu nedenle yenilmesi Hanefi mezhebinin hükmüne göre haramdır. Bu nedenle yediğimiz etlerin, örneğin dönerin ne olduğuna dikkat etmeliyiz ve güvenmediğimiz yerlerden et ürünleri yememeliyiz.

Şafilerde Martı Eti: Şafi Mezhebinde ise Martı ve balıkçıl gibi deniz kuşlarının yenile bileceğini ve yukarıda zikrettiğimiz eti yenmeyen kuşlar arasına girmediğini ve bu nedenle de Martı etinin helal olduğunu net bir şekilde söyleye biliriz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 7 YORUM
  1. Şeyma dedi ki:

    Mezhep farklılığı aslında hayırlı bir şeydir, bu farklılık mezhep imamlarının yaşadığı coğrafi şartlardan kaynaklanmaktadır. Rabbimiz bizim sağlığımıza zararlı olan şeyleri tüketmemizi istemez. Örneğin içki, etcil hayvanlar (otcullara göre yedikleri daha fazla zararlı madde içerebilir birde işkembeleri olmadığından dışkıları daha fazla zararlı madde içerir), intihar etmek dinimizce haramdır. Soğuk karasallığın olduğu yerde Şafi mezhebi imamı yaşamış, Hanifi mezhep imamı da sıcak iklimli insanların daha sosyal yaşadığı yerde ortaya çıkmıştır. buna göre bir kuşun ne yediğini karasal iklimdeki kişiler çevrelerinde takip edebilirler ve yediğine göre kuşun helalliğine karar verebilirler. Sıcak ikimdeki bir kişi kuşu nasıl takip edecek, burada ise kuşun gaga yapısı, pençe yapısı dikkate alınarak amel edilmiş. Burada kolaylık vardır. Ayrıca İslamın çok az bir kısmı ilmihali konuları içerir, iman, namaz kılmak, başkasının hakkını yememek, söz verince sözünde durmak, akrabaya, yolda kalmışa yardım etmek gibi bu mevzulardan daha önemli onlarca mevzu vardır ki biz bunları tam yaşadıkta
    ilmihali konuları tartışmak kaldı. Mezhepi kabul etmeyenlerde bence İslamı yaşamak kendilerine zor geldiği için buna bir kılıf uyduruyorlar, hem mezhebe hem peygamberimizin hadislerine inanmadıklarını söylüyorlar, bu Kur’an da varsa yaparım diyorlar. Böyle insanlar için bir mezhep sahibi ve ehli sünnet biri olarak bizim çok iyi örnek olmamız gerekmektedir, bu konuda en iyi irşad etme metodu yaşayarak örnek olmaktır, tartışarak değil. Saygılar. Allah’a emanet olun.

  2. Mesutoca dedi ki:

    Müslüman tebrik, takdir ve teşekkür ediyorum. Güzel anlatmışsın.

  3. niyazi dedi ki:

    islam dini ne diyorsa doğrudur diğerleri işlerine nasıl uygunsa onu doğru bulmuşlar arkadaşlar

  4. Mustafa dedi ki:

    Mesela hastalıklara göre nasıl ki normalde yediğimiz şeyler bize yasaklanır. Aynen onun gibi ameliyat tan sonra bir müddet su yasaklanır denilebilir ki bu adam için su haramdır. Eğer su onun için faydalıysa denilebilirki su onun için helaldir.nasilki duruma göre aynı su farklı hüküm aldı. Mezheblerde öyledir.

  5. Hasan kara dedi ki:

    Bu nasil mezhep farklılığı ….Biri helal biri haram diyor…..İki sinede tabi olanlar müslüman…..saçma lik….mezhepciligin Saçmalığı……Biri açıklık getirebilirmi

    1. Müslüman dedi ki:

      İşte bu saçmalık da senin meshebin. Meshep yorum farkıdır, Allah resulü s.a.v. sağ iken dahi ufak ithilaflar, onun sözlerini farklı şekillerde anlayan sahabe efendilerimiz mevcuttu. Allahın birliği, peygamberin haklığı, bize bu dini ulaştıran ashaba muhabbet, bu çizgiden şaşmayan alimlere hürmet, kader, kaza, namazın orucun farz oluşu gibi temel meseleler dışında Allah ve resulünün verdiği hükmü (hüküm verebilecek her alimin) aynı anlaması mümkün değil. Bu gibi detaylarlı meselelerde farklı yorumlamalar gayet fıtri

  6. Memsmd dedi ki:

    Bu güzel bilgiler için çok teşekkür ediyorum.

BİR YORUM YAZ