İbadet

Küçük Ameli Büyüten Sır; NİYET

Değerli dostlar! Bir amelin “ibadet” özelliği kazanabilmesi niyete bağlıdır.

Niyet; kalbin kesin iradeyle bir şeye karar verip o şeyin niçin yapıldığını bilmesi demektir. Bütün fiil ve ameller niyete bağlıdır ve ona göre kıymet kazanır.

Küçük Ameli Büyüten Sır; Niyet Nasıl Olmalıdır?

Somuncu Baba olarak meşhur olan büyük Allah dostu Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri der ki; “Bütün din ve dünyevi işlerinde halis bir niyete sahip olan kimse, iki cihan saadetine nail olur. Bu nedenle Müslüman bütün işlerine iyi bir niyetle başlamalıdır.”

Niyet o kadar mühimdir ki, bu sâyede âdetler ibadet hâline dönüşürken, bazen de ibadetler âdet hâline gelir.

Az bir amel güzel bir niyetle büyük sevaplar kazandırır.
İbadet olmayan işler, iyi niyetle ibadete dönüşür.

Doğru Bir Niyetle Her İşimiz Amel Olabilir

Mesela yemek yiyen bir kimse, sağlığını muhâfaza ederek bu gıdalardan elde edeceği kuvvetle, ibadetlerini yerine getireceğini ve Allah’ın dinine hizmet edeceğini düşünürse, yemek yemesi kendisi için ibadet olur. Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri, der ki; “Yemek yerken ve su içerken, “İbâdet için kuvvet olsun Ya Rabbi” diye, Mevlâ’nın huzurunda olduğunu düşünmek lâzım.

Mesleğini icrâ eden bir mü’min, sadece Allah rızası için helâlinden kazanarak âilesinin maîşetini temin etmeyi ve onları İslâmî bir terbiye ile yetiştirmeyi düşünürse, yaptığı bu işten aynı zamanda ibadet sevabı kazanır.

Örneğin “Çalışmak ibadettir” diye bir darb-ı mesel halk arasında söylenir durur, bunun aslı da şu şekildedir:

Sabahleyin abdestli bir şekilde evimizden çıkıp işe giderken şöyle niyet edeceğiz;

“Ya Rabbi, Sen Rezzak-ı Mutlaksın, bütün yarattıklarının rızkını verensin. Biz çalışsak da çalışmasak da Sen bizim rızkımıza kefilsin. Lakin bize rızık için çalışmayı emrettin. Biz de Senin bu emrine uyup, rızkımızı aramak için çalışmaya gidiyoruz.”

Bu şekilde niyet eden bir insan, sabah sekizde işbaşı yapıp akşam yediye kadar 11 saat çalıştı diyelim. Bu 11 saatlik süre zarfında kişi, sorumlu olduğu farz ibadetleri de yerine getirirse o insan sanki bütün gün başını secdeden kaldırmamış gibi ibadet sevabı kazanır. Ve böylece çalışmak ibadete dönüşür.

Yoksa Cenab-ı Allah’ın ihsan buyurduğu beden, sağlık ve zaman gibi nimetleri, O’nun emrine muhalif bir şekilde kullanacaksın, helale harama dikkat etmeyeceksin, farz ibadetlerini yerine getirmeyeceksin sonra da kalkıp, “canım çalışmak da bir ibadettir” diyeceksin, yok öyle bir şey…

Yine hepimiz elbise giyiyoruz. Sınırları konusunda bazı farklılıklar olsa da tesettür, kadın ve erkek her Müslüman’a farzdır. Bu emri yerine getirmeyenler haram işlemiş olur. İşte elbise giyinirken, ‘Allah’ın farz olan tesettür emrini yerine getiriyorum’ niyetini taşıyan bir kimse için bu sıradan davranış ibadete dönüşür ve dahi sevap kazandırır.

Şunu hiçbir zaman unutmayalım ki, Cenab-ı Hakk’ın rızası bazen samimiyetle yapılan küçücük bir amelde gizlidir. Örneğin yolda yürürken bir şişe parçası, bir çivi veya bir taş parçasını sırf Allah rızası için insanlara zarar vermesin düşüncesiyle kaldırıp çöpe atmak dahi ahirette kurtuluşumuza vesile olabilir.

Hadisi Şerifte Yer Alan Güzel Bir Niyet Örneği

Ebû Hüreyre (r.anh)’ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu:

“Adamın biri, yol üzerinde bir ağaç dalı gördü ve ‘Allah’a yemin ederim ki, bunu Müslümanları rahatsız etmemesi için buradan kaldıracağım’ (diye niyet etti ve kaldırdı) bu sebeple (Allah ondan razı oldu ve onu bağışlayıp) cennetine koydu.”

Böyle güzel niyetlerle hareket eden mü’min, aynı anda bir taşla iki kuş birden vurmuş olur.

Diğer bir hadis-i şerifte de Peygamber Efendimiz, Allah’ın güzel davranışları kabul etmesini şu iki şarta bağladığını haber vererek: “Allah, sadece samimi bir şekilde ve kendi rızası gözetilerek yapılan amelleri kabul eder” buyurmuştur.

Mü’minin her şeyi Allah içindir. Allah için yer, Allah için içer, Allah için giyinir, Allah için uyur ve Allah için yaşar. Dolayısıyla mü’min, amele başlamadan önce niyetini kontrol etmeli ve emredildiği gibi ihlâsla yapmalıdır.

Selef-i sâlihinden, yani geçmiş âlimlerimizden Abdullah bin Mübarek Hazretlerinin şu sözleri konumuzu çok güzel özetliyor:

Nice küçük amel vardır ki, niyet onu büyütür,
Nice büyük amel de vardır ki, niyet onu küçültür.

Evet, niyeti Allah rızası olanın gayreti boşa gitmez.

Allah Teâlâ Hazretleri bizleri, sadece kendi rızasını kazanmak niyetiyle amel eden samimi kullarından eylesin. Âmin

[1] (Müslim, Birr, 128)

[2] (Nesai, Cihad, 24)

Sitemizde yer alan Niyet Hayır, Akibet Hayır başlıklı konudan da istifade edebilirsiniz.

Küçük Ameli Büyüten Sır; NİYET Başlıklı Video

Murat Toksöz

Hafız olan yazarımız şu anda İmam Hatip olarak dini görevini sürdürmektedir. Sitemizde ve youtube kanalından takipçilerine bir çok faydalı bilgiler sunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu