Kötülüklere Zulümlere Nasıl Dayanılır?

Hocam Bana yapılan zulümlere nasıl dayanmam sabretmem lazım Beddua ettim kabul olmadı imanım zedelendi soğudum İbadetlerimi bile yapamıyorum çok kötü durumdayım bana yardımcı olur musunuz?

Cevap: Değerli ziyaretçimiz, Şunu unutmayalım ki Bu dünya elbette bir imtihan yeridir, bu imtihanlar kişiye göre değişir kimi kulun imtihanı hafif kimininki de ağır olur. Ağır olan imtihanlar da sıkıntı veya musibetin yanı sıra şeytanın tuzakları çok olur. Şeytanın vesveselerine kapılıp Allah muhafaza eylesin imtihanı kaybetmek, içinde bulunulan sıkıntılarını gidermediği gibi, bir de ahiret sıkıntılarını da insana yüklemiş olur aman çokça dikkat edelim. Bu dünyada hem de ahirette zarar etmeyelim.
Haksızlıkların ve de zulümlerin olduğunda, imtihan yalnızca mazlum olanlar için değil aynı belki daha fazla zalim olanlar için de geçerlidir. Zalim olan kişi zulmettiği için imtihanı kaybeder. Mazlum kişi ise, sabretmeli ki bu imtihandan büyük bir kârla çıksın ve imtihanı kazansın.

Şu kısacık dünya hayatında Allah’ın imtihanlarına sabreden, elbette ahiret aleminde mutlu yaşayacaktır. İman şuuruyla meselelere bakarsak, ebedî olan hayatta olacak mutluluğun, nimetin şimdiki geçici mutsuzluğu çoktan telafi etmiş olduğunu göreceğiz Allahın izniyle.

Şuda var ki İmtihanın âdil olması için herkese fırsat eşitliğinin verilmesi gerekir. Fırsat eşitliği ise, insanların kendi özgür iradelerini istedikleri gibi kullanmalarıyla mümkün olur. Şayet, Allahü Teala adam öldürmek isteyen, hırsızlık yapmak isteyen, zulmetmek isteyen her kulun kolundan tutup çeker ve o kötülüğe engel olursa, o zaman imtihan diye bir şey olmaz.
Bundan dolayı, imtihanın olmazsa olmaz şartı olan insanın özgür iradesiyle isteğiyle işlediği fenalıkların faturasını Mevla’ya kesmek son derece kötü bir hükümdür. Bu tür vesveseyi şeytan verir bunun kula hiç bir faydası, olmadığı gibi, Allah’a karşı yapılan saygısızlığın cezası hem dünyada hem ahirette olur çetin olur.
Kimi zaman hayırlardan şer, şerlerden ise hayır gelir. Biz elbette büyük bir ümitle Allah’ın sonsuz rahmetini beklemeliyiz.

Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretleri ne güzel buyurmuş:

Hak şerleri hayr eyler
Zan etme ki ğayr eyler
Ârif ânı seyr eyler
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler…

Allah’ın bizlere yazmış olduğu kaderine razı olursak huzur buluruz.
“Kadere razı olan kederden kurtulur.” (Müsâvî, Feyzu’l-Kadîr 3/187)
Allah’ü Tealaya güvenmemiz gerekir. Başkasının yapmış olduğu kötü işlerden dolayı Allah’a küsmek, kulluğu terk etmenin hiç bir faydası yoktur sadece şeytanı ve düşmanı sevindirir. bu davranış Kişinin kendisine büyük zarardır. Bediüzzaman Hazretleri şöyle buyuruyor,

“Kadere itiraz eden başını örse vurur kırar; rahmeti itham eden rahmetten mahrum kalır.”(bk. Lem’alar, İkinci Lem’a)

Beddua konusuna da az değinelim. Örneğin mazlum olan kişi, kendisine zulüm edene beddua eder ve bunun hemen kabul olmasını ister. Oysa Allah insanın arzu ve heveslerine göre yaptığı duayı ya da bedduaları hemen kabul etseydi,belki de bu dünya çoktan harap olmuştu yıkılmıştı.
İnsanlar zulmeden insanların hemen belasını bulmalarını ister. Oysa ki Allah’ın işleri hikmetledir, zalim yada mazlum, herkes için takdir edilmiş bir zaman vardır. Ecel vakti gelmeden sırf bizler ölsün dediğimiz için Allah kimseyi öldürmez.

Ancak şunu çok iyi biliyoruz ki, zulüm devam etmez. Yapılan zulmün cezası hem bu dünyada hem de ahirette verilecektir yeterki sabredelim ve şeytanın bizi kandırmasına izin vermeyelim aksine ibadetlerimize daha sıkı sarılalım ki hem dünyada hem ahirette kazananlardan olalım inşaallah..


Warning: Division by zero in /home/islamali/public_html/wp-includes/comment-template.php on line 1415
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ