İslam’da Ticaret Ahlakı Nedir?

Kemal Yavçın

Yazarın şu ana kadar yazılmış 55 makalesi bulunuyor.

İnsan sonsuz ihtiyaç ve bu ihtiyacını karşılayacak güçte yaratılmıştır. Özellikle günümüzde tüketiciliğin zirveye çıkmış olması, bu çerçevede ticaret ve alış verişin belli ahlak ve edep içerisinde olmasını zorunlu hale getirmiştir. Şimdi tam burada islamda ticaret ahlakı devreye girmelidir. Bizler en küçük alış verişimizde dahi dinimizin öğrettiği ahlaktan asla ödün vermemeliyiz. Peyhamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur. “Ümmetimin rızkının onda dokuzu alış veriştir.”

Ticaretin İçeriği

Bir tüccarda bulunması gereken hususları kısaca şöyle açıklayabiliriz.

  1. Evvela itikadını Ehlisünnet üzere düzeltip, güzel bir niyete sahip olmalı ve ticarette kendisine lâzım olan bilgileri öğrenmelidir.
  2. Helâlden kazanmalı, harama son derece dikkat etmeli ve haram olan malların satışını asla yapmamalıdır.
  3. Yalnız haram değil şüpheli şeylerden dahi kaçınmalıdır.
  4. Ölçü ve tartıda son derece dikkat etmeli ve insanları katiyen aldatmamalıdır.
  5. Malı satarken mübalağa ve yeminden sakınmalıdır.
  6. Ribâ (fâiz) den şiddetle kaçınmalıdır. Çünkü büyük günahlardandır.
  7. Dünya çarşısı kendisini Ahiret çarşısından etmemelidir.
  8. Devamlı Allah-ü Teâlâ’ya şükretmeli ve zekâtına çok dikkat etmelidir.

Düşünelim bütün tüccarlar böyle bir donanımda olsa toplumumuz ne kadar mükemmel ve huzurlu olur değil mi? İşte bu güzelim bilgi ve donanımı ne kadar çok kişiye ulaştırırsak toplumumuz için o kadar faydalı olacağı kanaatindeyim. Şimdi de ticaretin ne demek olduğunu değinmek istiyorum.

İslam’a göre ticaret; değerli olan bir malı, değerli olan bir diğer mal veya para karşılığında değiştirmektir. Dinimizin ticarette gözettiği gaye, her ne pahasına olursa olsun kazanmak değil; insanlara, ihtiyaçları olan faydalı eşyayı temin ederek hizmette bulunmak, bu vesile ile de meşru bir kazanç sağlamaktır.

Her hangi bir alış verişimizde, ticaretimizde Peygamber (s.a.v.) efendimizin şu hadis-i şerifini ve uyarısını asla unutmamalıyız.

“Bizi aldatan bizden değildir.”

Eğer dürüst ticaret yapmazsak bu mensubu olduğumuz davamıza da zarar verir ve mesul oluruz.

  • Yabancı bir kumaş tacirinin Osmanlı ülkesine gelerek bir kumaş imalathanesinin mallarını beğenip hepsini almak istedikten sonra, mal sahibinin kumaş toplarını denklerken bir top kumaşı ayırdığını görüp bu hareketinin sebebini sorması üzerine, Osmanlı esnafı ” Onu sana veremem, kusurludur” cevabını verir.Yabancı tacirin “ziyanı yok, önemli değil” demesine rağmen Osmanlı esnafı o kumaş topunu vermemekte direterek: ” Ben malımın kusurlu olduğunu söyledim, biliyorsunuz. Fakat siz onu kendi memleketinizde satarken, alıcılarınız orada benim bunları size söylemiş olduğumu bilmeyeceklerdir. Böylece de müşterilerinize kusurlu mal satmış olacağım.Neticede Osmanlı’nın gururu şeref ve haysiyeti rencide olacak, bizi de hilekar sanacaklardır. Onun için bu sakat topu asla size veremem…” diyerek kumaşı vermeyişinin sebebini izah etti.

Bizler böyle bir ticaret ahlakına sahip bir ecdadın torunları olarak bu minval üzere hayatımızı devam ettirmeliyiz. Yukarıda izah etmeye çalıştığımız bütün ticaret ahlakının hepimizde oluşması temennisi ile Allah’a emanet olun.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ