İslam Alimi

İslam ile Yaşamakta Adaptasyon ve Aksiyon Sorunumuz!

Mehmet Aluç

1962 Malatya doğumluyum,evli ve 4 çocuk babasıyım Ankara da ikamet ediyorum,Kamuda emekliyim,şiir,öykü,denemeler yazıyorum...

Allah’u Teâlâ, dünyada bütün insanlara acıyor. Faydalı şeyleri yaratıp, dostu ve düşmanı ayırmadan, herkese gönderiyor. Ahret de, Cehenneme gitmemesi gereken müminlerden tövbe edenlere İhsan ederek, onları af ederek, Cennetine kavuşturacaktır.

Her canlıyı yaratan, her varı, her an varlıkta durduran, hepsini korku ve dehşetten koruyan yalnız Odur. Böyle yüce bir Allahın şerefli ismine sığınarak, Yüce Allah’u telâya hamd olsun!

Peygamberlerin en üstününe ve O’nun temiz Âline ve O’na Ashap olmakla şereflenmişlerin hepsine selâmlar ve hayırlı dualar olsun!

Tüm dünya ve gönüller ve evler karanlık
Gönüller ve dünya bekler mümtaz bir aydınlık
Cahiller coşmuş insanlık donmuş bekler aydınlık
Herkes birbirine düşman kinden toprak olmuş matemlik
Canlar olmuş cansız varlık
Dünyayı almış salınmış kindarlık
Cahil vahşi inatçı cahiller kurmuş krallık
Günah damarlarda gezen dem
Şeytan ışıklarda gezen karanlık
Bekler gözler nurlu bir ışık
Karanlığa doğan hidayeti
Hz Âdem (A.S)başını göğe kaldırmıştı
Arş-ı Alada nurla yazılı bir isim görmüştü
 Nurda yazıyordu Ahmet (s.a.v.)
Bekler gönüller canı gönülden susamış merhamete
Eller açıldı sema ya, dudaklar titrek, buğulu gözler
Beşeriyetin kalbine nur
Gönüllere huzur istedi
Doğdu beşeriyetin kalbine nur
Gönüllere huzur geldi
Karanlığı yırtan nur geldi
İnsanlığı yok eden kin ve nefret yok eden geldi
Merhametsiz gönüller merhamet gördü
Yerle bir olmuş insanlık onunla şahlanış gördü
Doğdu tüm gönüllere Nuru Muhammed(s.a.v)
Âline ve ashabına selam ve dua olsun

Türkiye’de nedense İslam dini denilince nedense herkes tarafında sanki korku tüneline girmişçesine yaşanılan bir korku hapishaneye girmişçesine bir fobi, sanki tüm her şeyimiz ve yaşantımız elimizden alınacak diye bir çekincemiz var. Sanki kalbimizin ritim soluğu elimizden alınacak yaşantımız çıkmaz dar sokaklara girecek, sanki hayatın ve yaşamı yaratan Merhametin sahibi olan Yüce Allah söz sahibi olmamızı ve yaşantımızı elimizden alacak, İslam’ın hayatımızda yaşantımızda karşılığı olmayacağı, dertlerimize çare sunmayacak, gönüllerimizle irtibat içinde olmayacağı, hayatımızın ve yaşantımızın görünüş ve şeklini süslemeyerek, bizimle muhatap olmayacağını, güzellik ve dünya görüşümüzü karatacak, yaradan sevgi ile aramızda mekik dokuyacak derin felsefemize müdahale ederek, hayatımızın tüm maddi tüm yönlerini tıkayarak (maddi olmayan sadece manevi olan güzelliklerle donatılan bu hayatı bilinmemesi nedeni ile)Sanki yaşam sadece kendimize aitmiş ve sadece kendi bildiğimiz doğru ekseni üzerinde, elimizdeki kuvvet ne ise onun ile bildiğimizi sandığımız değerleri insanlara dayatmak için kullanmak sanki hakkımızmış gibi hâşâ! Allah’ı yaşam alanımıza, sokmamak dünya işinden ve yaşantımızdan ayrı tutmak ahmaklığına, düşmekten kendimizi alamayarak şeytanı bile kendimize güldürmekten alı koyamıyoruz nedense!

Şeytan Allahın bir emrini yerine getirmedi, lâin oldu! Bizlerse Merhameti sonsuz Rabbimize günde beş defa emrine uymayarak ve bizi tövbe ederek ona koşmamızı, bekleyen bir Rabbin kulları olarak bunu görmeyerek, kendimizi ve yaşamlarımızı heba ederek, hem dünyamızı hem de ahretimizi yok ediyoruz. Yani bu dünya babamıza ait değil istediğimiz gibi yaşamak var -ama yaşar iken diğer insanların yaşamına müdahale etme hakkı doğurmaz bu-Yüce Allah bizi özgür bırakarak seçim ve kabullerde özgür bırakmanın onurunu bahş etmiş iken bizi, dinden uzaklaştıran şeytan ve nefse olan düşkünlük nedendir?  Mademki, Hak Teâlâ dünyada itaat edenlere sevap, asi olanlara da ikab (ceza) vaat etmiştir. O halde bu itaat ve isyan fiilleri ancak kulun iradesiyle seçtiği kendi fiili olduğu takdirde, va’dedilen karşılıkları alabilir. Sevap ve ikab(ceza), Hak Teâlâ’nın bildiği gerçekler olduğuna göre kulun bu fiillerinin de gerçek olması gerekir. Bilmesi gerekir.

Makamımız elimizden gidecek zaten o makam bizim değil ki biz o an için orada insanlara hizmet için varız, kendimiz ve kasamızı doldurmak için değil, yaratılış gayemiz bu değil ki. Allah bizi bu dünyaya bunu için göndermedi ki, insanlara zulüm et kasanı doldur ve yapılan yanına kar kalsın! Kusura bakma böyle bir şey olmaz olması da mümkün değil Merhametin sahibi olan Rahman seni orada soluksuz bırakmıyorsa merhametindendir, yanlışını görüp tövbe ile düzelmen için bekliyordur ha düzelmez isen cehennemde makamınla kazandığın odunlarla kalaslarla cehennemde yanmayı kazandın tebrikler! Böylesi bir yaşam Müslümanlıkta var mıdır yoktur, yoktur diye terk etmek de yoktur, yoldaki işaretler ve levhalar-ölüm, yaşam, bahar ve kış mevsimi, saçlardaki aklar, acizlik içimde kaldığımız tüm anlar. Her an karşımıza çıkıyor ve görüyoruz ama nedense görmemezlikten geliyoruz! Tövbe ile dönüş ile dönüş yaparak bu korkularımızı yenerek, İslam ve İman ile yaşamakta Adaptasyon ve Aksiyon sorunumuzu çözebilir dünya ve ahretimizi kurtara biliriz ancak.


Warning: Division by zero in /home/islamali/public_html/wp-includes/comment-template.php on line 1439
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ