Hazreti Ömer’in Hayatı

Hazreti Ömer'in HayatıÖmer bin el-Hattab İslam Devletinin Ebu Bekir’den sonraki başıdır (634-644). Sünni kaynaklarına göre dört Raşit Halife (Hulefa-i Raşidin) arasında sayılmaktadır. Sahabe ve Aşere-i Mübeşşeredendir Müslümanlar “Ömer Faruk” olarak da anarlar. İkinci Raşid Halife. İslâmı yeryüzüne yerleştirip, hâkim kılmak için Resulullahın verdiği tevhidi mücadelede ona en yakın olan sahabelerden biri. Hazreti Ömer Fil Olayından on üç sene sonra Mekke’de doğmuştur. Kendisinden nakledilen bir rivayete göre o, Büyük Ficar savaşından dört yıl sonra dünyaya gelmiştir. Babası Hattab b. Nüfeyl olup nesebi Kabda Resulullah ile birleşmektedir. Kureyşin Adiy boyuna mensup olup, annesi, Ebu Cehilin kardeşi veya amcasının kızı olan Hantemedir. Kaynaklar Hazreti Ömer’in Müslüman olmadan önceki hayatı hakkında fazlaca bir şey söylemezler.

Ancak küçüklüğünde, babasına ait sürülere çobanlık ettiği, sonra da ticarete başladığı bilinmektedir. O Suriye taraflarına giden ticaret kervanlarına iştirak etmekteydi. Cahiliye döneminde Mekke eşrafı arasında yer almakta olup, Mekke şehir devletinin sifare elçilik görevi onun elindeydi. Bir savaş çıkması durumunda karşı tarafa elçi olarak Hazreti Ömer gönderilir ve dönüşünde onun verdiği bilgi ve görüşlere göre hareket edilirdi. Ayrıca kabileler arasında çıkan anlaşmazlıkların çözümünde etkin rol alır ve verdiği kararlar uygulanırdı. Hazreti Ömer, sert biri olup, İslam’a karşı aşırı tepki gösterenlerin arasında yer almaktaydı. Sonunda o, dedelerinin dinini inkar eden ve tapındıkları putlara hakaret ederek insanları onlardan yüz çevirmeğe çağıran Muhammedi öldürmeye karar verdi. Kılıcını kuşanarak, Peygamber (s.a.v)i öldürmek için harekete geçmiş, ancak olayın gelişim şekli onun Müslümanların arasına katılması sonucunu doğurmuştu.

Hazreti Ömer’in Müslüman Oluşu

Tarihçilerin naklettikleri rivayete göre, Hazreti Ömer’in Müslüman oluşu şöyle gerçekleşmişti Ömer, Resulullahı öldürmek için onun bulunduğu yere doğru giderken, yolda Nuaym b. Abdullah ile karşılaştı. Nuaym ona, böyle öfkeli nereye gittiğini sorduğunda o, Muhammedi öldürmeye gittiğini söylemişti. Nuaym, Ömer’in ne yapmak istediğini öğrenince ona, kız kardeşi ve eniştesinin yeni dine girmiş olduğunu söyledi ve önce kendi ailesi ile uğraşması gerektiğini bildirdi. Bunu öğrenen Ömer öfkeyle eniştesinin evine yöneldi. Kapıya geldiğinde içer de Kuran okunmaktaydı. Kapıyı çalınca, içeridekiler okumayı kesip, Kuran sayfalarını sakladılar. İçeri giren Ömer eniştesini dövmeye başlamış, araya giren kız kardeşinin aldığı darbeden dolayı burnu kanamıştı. Kız kardeşinin ona, ne yaparsa yapsın dinlerinden dönmeyeceklerini söyleyerek kararlılığını bildirmesi üzerine, ona karşı merhamet duyguları kabarmaya başlamış ve okudukları şeyleri görmek istediğini söylemişti.

Kendisine verilen sahifelerden Kuran ayetlerini okuyan Hazreti Ömer hemen orada iman etti ve Resulullahın nerede olduğunu sordu. O sıralarda Müslümanlar, Safa tepesinin yanında bulunan Erkamın evinde gizlice toplanıp ibadet ediyorlardı. Resulullahın DarulErkamda olduğunu öğrenen Ömer doğruca oraya gitti. Kapıyı çaldığında gelenin Ömer olduğunu öğrenen sahabeler endişelenmeye başladılar. Zira Ömer silahlarını kuşanmış olduğu halde kapının önünde duruyordu. Hazreti Hamza Bu Ömer’dir buyurdu. İyi bir niyetle geldiyse mesele yok. Eğer kötü bir düşüncesi varsa, onu öldürmek bizim için kolaydır diyerek kapıyı açtırdı. Resulullah Ömerın iki yakasını tutarak Müslüman ol ya İbn Hattab! Allah(Azze ve Celle)ım ona hidayet ver dediğinde Ömer hemen Kelimei Şehadet getirerek iman ettiğini açıkladı. Rivayetlere göre Ömer’in Müslüman oluşu, Resulullahın yapmış olduğu Allah(Azze ve Celle)ım İslâmı Ömer b. el Hattab veya Amr b. Hişam Ebû Cehil ile yücelt şeklinde bir duanın sonucu olarak gerçekleşmişti. Rivayetlere göre Hazreti Ömer iman edenlerin arasına katıldığı zaman Müslümanların sayısı otuz dokuzdur ve Hazreti Ömer ile Müslümanların sayısı kırka çıkmıştır.

Hz. Ömer’in Beytullaha Gidişi

Mekkeli müşriklerin, gösterdiği zorbaca tepkiden dolayı Müslümanlar, Beytullaha gidip namaz kılamıyor ve ancak gizlice bir araya gelebiliyorlardı. Ömer Müslüman olunca doğruca Beytullahın yanına gitti ve Müslüman olduğunu haykırdı. Orada bulunanlar şiddetli tepki gösterdi. Ancak o, müşriklere karşı savaşını sürdürerek onların, Müslümanlara gösterdiği muhalefeti kırdı ve bir avuç Müslüman’la birlikte herkesin gözü önünde Beytullahta namaza durdu. Onun bu şekilde saflarına katılması Müslümanlara büyük bir moral desteği sağlamıştı.

Abdullah İbn Mesudun Ömer’in Müslüman oluşu bir fetihti sözü bunu açıkça ortaya koymaktadır. Taberînin İbn Abbastan tahric ettiği bir hadise göre, Müslümanlığını ilk ilân eden kimse Hazreti Ömer olmuştur. Ömer benliğini kuşatan imanın verdiği heyecanla, küfre karşı açık ve net bir şekilde, hiç bir tehdide aldırış etmeden mücadele ediyordu. Müşrikler, şecaat ve kararlılığını eskiden beri bildikleri için ona sataşmaya cesaret edemiyorlardı. Müslüman olduktan sonra sürekli Resulullahın yanında bulunmuş, onu korumak için elinden gelen gayreti göstermiştir.

Hz. Ömer’in İlmi

Hazreti Ömer’in fıkıh ilminde ayrı bir yeri vardır. O her yönüyle devleti teşkilatlandırmaya çalışırken diğer taraftan da bu teşkilatlanmanın alt yapısı olan ilmi gelişmeyi sağlayabilmek için gayret sarf ediyordu. Fıkıh usulünün oluşumu Hazreti Ömer ile başlar. Ondan sahih senetlerle rivayet olunan fıkıh hükümlerin sayısı birkaç bini bulmaktadır. Hazreti Ömer, inandığı şeyi yerine getirme hususunda şiddetli davranmakla tanınır. O, Müslüman olmadan önce ilk iman edenlere karşı sert muamele etmişti. Müslüman olduktan sonra ise bu sertliği İslam’ın lehine müşriklere karşı yönelmiştir. Hazreti Ömer Halife olduktan sonra da doğruların uygulanması ve hakkın elde edilmesi konusunda titiz davranmaya ve en ufak ayrıntıları bile bizzat takip etmeye aşırı dikkat göstermiştir.

O bir şeyi emrettiği veya yasakladığı zaman ilk önce kendi ailesinden başlardı. Aile fertlerini bir araya toplayarak onlara şöyle derdi Şunu ve şunu yasakladım. İnsanlar sizi yırtıcı kuşun eti gözetlediği gibi gözetlerler. Allah(Azze ve Celle)a yemin ederim ki, her hangi biriniz bu yasaklara uymazsa onu daha fazlasıyla cezalandırırım. Sert bir mizaca sahip olmasına rağmen insanlara karşı oldukça mütevazi davranırdı. Geniş toprakları, güçlü orduları olan bir devletin başkanı olması onu diğer insanlar gibi mütevazı ve sade bir hayat yaşamaktan alıkoyamamıştır. Pahalı, lüks elbiseler giymekten kaçınır, diğer insanlar gibi gerektiğinde alelade işlerle uğraşmaktan çekinmezdi. Tanımayan kimse onun Müslümanların halifesi olduğunu asla anlayamazdı. Çünkü çoğu zaman giydiği elbise yamalarla doluydu. Hazreti Ömer güçlü bir hitabet kudretine sahipti ve konuşurken beliğ bir uslubla konuşurdu. Onun üstün kabiliyeti yazı için de geçerliydi. Valilerine yazmış olduğu talimatları ve mektupları Arap dili için bir numune addedilmekteydi.

Hazreti Ömer şiire de ilgi duyan ve şiir zevki olan sahabelerden birisidir. Çok sayıda Arap şairlerinin şiirlerini ezberlemiş, az da olsa şiir yazmıştır. Hazreti Ömer ibadet ederken bütün benliğiyle Rabbine yönelirdi. Halife olduktan sonra gündüz işlerinin yoğun olmasından dolayı nafile namazlarını gece kılar, Ev halkını sabah namazına ve namazı ailene emret. Tâhâ: 132 mealindeki ayeti okuyarak uyandırırdı. O, her sene haccetmeyi asla ihmal etmez ve hac farizasını yerine getirmek için Mekke’ye gelen hacılara bizzat riyaset ederdi. Rabbine karşı duyduğu sorumluluğun altında öylesine ezilirdi ki, kıyamet günü hesaptan, cezasız kurtulmayı başarabilirse sevineceğini söylerdi. O, ölüm döşeğinde bu endişesini şu anlamdaki bir beyitle dile getiriyordu. Müslüman oluşum, namazları kılıp, orucu tuttuğum müstesna, nefsime zulmetmiş bulunuyorum.

Hz. Ömer’in Şahsiyeti

Hazreti Ömer’in, şahsi hayatı oldukça sadeydi. Hazreti Ömer Bizans ve İrana karşı büyük ordular sevk eden ve onları tarihlerinde pek nadir tattıkları sürekli yenilgilerle perişan eden güçlü ve muktedir bir devletin başkanıdır. Ama o buna rağmen yamalı elbiseler, eskimiş sarık ve yırtık ayakkabılarla hayatını sürdüren bir kişidir. O, bazen dul bir kadına su taşırken görülür, bazen de günün yorgunluğunu hafifletmek için mescidin çıplak zemini üzerinde uyuduğuna şahit olunurdu. Medine’den Mekke’ye çok sayıda yolculuk yapmış olduğu halde hiç bir zaman yanına çadır almamış ve yolda, bir çarşafı dalların üzerine gererek basit bir şekilde dinlenmeyi tercih etmiştir.

Hazreti Ömer geçimini ticaretle temin ederdi. Bunun yanında Peygamberin (s.a.v) Medine’de ona bazı tarlalar verdiği de bilinmektedir. Hayberin fethini müteakip burada ele geçirilen araziler, savaşa katılanlar arasında taksim edilmişti. Ancak, Hazreti Ömer kendi payına düşen araziyi vakfetmiş ve bir vakıf şartnamesi de düzenlemişti Bu arazi satılamaz, hibe edilemez ve miras yolu ile sahip olunamaz geliri fakirlere, akrabaya, kölelere Allah(Azze ve Celle) yolunda, yolcu ve misafirlere harcanacaktır. Vakfı yöneten kişinin ölçülü olarak yemesinde ve yedirmesinde bir sakınca yoktur. İslam’da ilk vakıf olayı budur. Halife olduktan sonra, devlet işleriyle uğraşmasından dolayı kendi iaşesinin temini için Ashaba müracaat etmiş Hazreti Alinin teklifine uyularak ona ve ailesine normal ölçülerde devlet malından geçim imkanı sağlanmıştı.

Hicri15 yılında Müslümanlara maaş bağlandığı zaman, ona da ileri gelen Ashaba verilen miktarda, beş bin dirhem maaş tayin edilmişti. Ancak onun günlük gideri çok mütevazı meblağdı. Ömer, yemek olarak genellikle şunları yerdi Ekmek buğdaydan olduğu zaman kepekli, bazen et, süt, sebze ve sirke. Hazreti Ömer’in halifelik dönemi birçok yeniliğe sahne oldu. Onun zamanında ülke, yönetim birimlerine ayrıldı. Valiler ve Halifeye bağlı olarak kadılar atandı. İlk kez adalet işlerinde kadıların görevlendirilmesiyle, yönetim ve adalet işleri birbirinden ayrıldı. Hicri takvimin uygulamaya konulması, devletin önemli sorunlarının görüşüldüğü bir meclisin ve devlet hazinesinin oluşturulması yine bu yıllarda gerçekleşti.

Hazreti Ömer’in Ölümü

Birgün Kab el Ahbar geldi ve Hazreti Ömer’e
– Ey müminlerin emiri Günlerini say, üç gün sonra bir kölenin elinden ecel şerbeti içeceksin dedi. Hazreti Ömer
– Nereden biliyorsun? Deyince
– Tevrat’ta yazıyor diye cevap verdi.
Efsanevi tarzda anlatılan bu rivayetlerden Hazreti Ömer, bu kölenin bir sabah namazında safların arasından girip, elindeki iki ağızlı bir hançerle vurması sonucu şehit edildiği anlaşılıyor.

Hazreti Ömer, yaralı olduğu hâlde eve gelerek, oğlu Abdullah’a katili aramasını söyledi. Sonra bir tabip çağrıldı. Fakat bunun bir faydası olmadı. Hicri 23. yılın Zilhicce ayında Kasım 644 Çarşamba günü aldığı altı hançer yarasından kurtulamadı. Vasiyeti üzerine cenaze namazını Hz.Suheyb kıldırdı. Hilafetinin on yıl altı ay sürdüğü rivayet edilir. Ayrıca rivayetlerde şehit olduğunda Hazreti Ömer’de Resûlullah ve Hazreti Ebu Bekir gibi atmış üç yaşında olduğu hususu da vardır.

Yüce Mevlamız Bizlere Hazreti Ömer in hayatından istifade edebilmeyi nasip eylesin…


Warning: Division by zero in /home/islamali/public_html/wp-includes/comment-template.php on line 1417
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 41 YORUM
  1. AYLİN CAN dedi ki:

    harika olmuş biraz uzun olmuş sanki

  2. Murat dedi ki:

    Reis Erdoğan sen çok yaşa

  3. ömer dedi ki:

    Allah razı olsun

  4. NACİ dedi ki:

    EVLİLİKLERİYLE İLGİLİ BİR YAZIYA RASTLAMADIM. BU KONUDA BİR EKLEME YAPARMISINIZ?

  5. Barcinay dedi ki:

    Allah razi olsun, kisa ve net bilgiler.

  6. Ömer dedi ki:

    Müslüman oluşu süper

  7. İbrahim Tokay dedi ki:

    Admin Allah Razı olsun

  8. Resul arslan dedi ki:

    Amin

  9. Hasan el kaffir dedi ki:

    Reis erdoğan sen çok yaşa. Amin

    1. Ufuk altuner dedi ki:

      Hz omer gibi adaletinden dolayimi yoksa kendine 1100 odali saray yaptirdigindan dolayimi. Sen bunu hz omerin hayatini okuduktan sonrami yaziyorsun zavalli kardesim

  10. Afxacace dedi ki:

    Amin de

  11. sölemem dedi ki:

    saolun din ödevime yardımcı oldunuz

  12. ibrahim dedi ki:

    Çok teşekkür ederim

  13. BÜLENT dedi ki:

    PROJE ÖDEVİMİ YAPICAM İNŞALLAH GÜZELDİR VE DOĞRUDUR

  14. senol karakoc dedi ki:

    Biz müslüman bir miletiz elhamdurullah lakin çok bilmişliğimizi halla yenememisiz varsa bir yanlış bilgi düzeltilir insallah yol hakikat yoluysa dört messsepte hak değilmidir neden carpitma geregi duyuyorsunuz da dinimiz adına sıkıntılar çıkarmaya çalışıyorsunuz bizler Allah’ın kulu peyganber efendimizin umeti degilmiyiz ey mumin kardeşlerim munafıklara karşı eksikliğimizi ortelim ve birlik beraberligimizi inciltmeyelim Allah’ın selami uzerimize olsun insallah

  15. rustam dedi ki:

    hz ömerin mezarı resullulahın mezarının sol tarafda ebu bekirin mezarısa sağ tarafındanı eğer ömer yai insan sahabi olmasaydı Allah o şerefe nasib edmezdi

  16. Atilla dedi ki:

    Oncelikle emegi gecen herkezden allah razi olsun.Su bi gercek vermis oldugunuz bilgilerde gercekten yanlisliklar var bazi arkadaslarin yazmis oldugu yanlis yazilmis konular oldugu hitaplarda eksiklikler oldugu kesinlikle dogru.Site yonetimi olarak vermis oldugunuz cevaplarda kalp kirici yazilar yazmaktan da kacinmaniz icin tesekkur ederim.Ben baska kaynak verip ordan karsilastirmanizi ve yanlis eksik olan yerleri duzeltmenizi rica ediyorum.

    1. islamalimi dedi ki:

      Eksiklerimiz ve yanlışlarımız nelerdir söylerseniz düzeltiriz inşaallah.

  17. Merve dedi ki:

    Allah hepiniden razi olsun☺çok işime yaradi

  18. GÜNER dedi ki:

    Hz ömerin müslüman olmadan önceki hayatı hakkında daha fazla bilgi verirseniz sevinirim

  19. GÜNER dedi ki:

    Allah bize Hz Ömer gibi insanlar nasip eylesin.

  20. GÜNER dedi ki:

    Çok iyisiniz

  21. Mehmet Aluç dedi ki:

    Fazla söze gerek yok,anlamayan anlamaz,anlamayana anlatmak çok çok çok zordur…Selam ve dua ile…

    1. GÜNER dedi ki:

      Çok haklısınız

  22. Elvin dedi ki:

    Ömer hiçde iyi insan olmamış. Yanılıyorsunuz. Hakikati öğrenin.

    1. islamalimi dedi ki:

      Değerli ziyaretçimiz, adaleti ile dünyaya nam salmış bir insanın iyi olmadığını nasıl iddia ediyorsunuz anlayamadık.

      1. MFİ dedi ki:

        Katılıyorum

      2. FATMA dedi ki:

        HZ ÖMER HAKINDA NASIL BÖYLE DÜŞÜNÜRSÜNÜZ ONUN GÜCÜ ADLETİ YETER.ONUN İSMİNİ DUYAN MELEKLER BİLE KORKUDAN TİTREMİŞ.İYİ İNSAN OLMASA ALLAH ONU CENNETLE MÜJDELEMEZDİ

    2. Ethem dedi ki:

      Ömer iyi insan olmasaydı yüce Allah cenneti ile müjdelemez di densiz haddini bil.

    3. Mahmut dedi ki:

      Hz.ÖMERİN ADALETİ: Oğlu Abdullah, babası ile ilgili olarak gördüğü rüyayı islami çevresine şöyl anlatır: ” Uzun süredir neden rüyama girmedin? diye sorduğum babam şöyle cevap verdi: ‘oğlum, Irak’ın orta kesimlerinde bir köprü yıkılmış, bu köprüden geçen hayvan sürüsünden bir tanesinin ayağı yıkılan köprünün çatlağına girip, hayvancağız sabaha kadar azap çekerek ölünce, halife olduğum gerekçesiyle bu olaydan beni sorumlu tutarak uzun süre bana sıkıntı verecek şekilde melekler, beni sorguya çektiler ve ‘haberim yoktu’ mazeretimi kabul etmediler” Kitap: Siyasetname. Yazarı: Selçuklu veziri Nizamülmülk. Kitabın yayınlanma tarihi: Yazarın öldürüldüğü 1092 yılında.işte İslam camiasının peygamberimizden sonraki en adil halifenin Türkiyedeki vatandaş tarafından olumsuz bir şekilde görülmesi üzücü bir şey. Not: Ehli Ali yani alevi vatandaşlara hem ortadoğuda hem de Türkiye’de geçmişte yapılan bütün zulümleri de kınıyorum.

    4. Zeynep dedi ki:

      Evet doğru

  23. kadir dedi ki:

    Selamın aleykum bence Çok güzel olmuş hz ömer(ra) in gençliğinden bahsedilebilir mi biraz daha.

    1. Zeynep dedi ki:

      Evet doğru

  24. MUSA KAYAHAN dedi ki:

    Kapıyı çaldığında gelenin Ömer olduğunu öğrenen sahabeler endişelenmeye başladılar. Zira Ömer silahlarını kuşanmış olduğu halde kapının önünde duruyordu. Hazreti Hamza Bu Ömer’dir buyurdu. İyi bir niyetle geldiyse mesele yok. (Eğer kötü bir düşüncesi varsa, onu öldürmek bizim için kolaydır) diyerek kapıyı açtırdı.
    Parantez içine aldigim yerde hz. Hamza nin bu sözü söylemesi bana garip geldi çünkü CANI veren de ALLAH alan da nasil böyle bir şey söylemis olabilir

  25. yusuf dedi ki:

    ben özet dedim çok uzun çıkıtı.

  26. Gamze dedi ki:

    Ben yanlış anlamışım. Ôzür dilerim hakkınızı helal edin. Benimde alevilere saygım sonsuz:-( Ama HZ. Ömer 40. Müslüman

    1. islamalimi dedi ki:

      Özür dilemenize gerek olmadığını belirmek isteriz. Bununla birlikte vermiş olduğunuz bilgi doğru, Hazreti Ömer rivayetlere göre kırkıncı Müslümandır. Konu içerisinde gerekli düzenleme yapılmıştır. İlgi ve alakanız için teşekkürler.

  27. Gamze dedi ki:

    1-Peygamber efendimize Muhammed tek denilmez…
    2-Uslubunuz çok yanlış…
    3-Ve birçok bilginizide yanlış yunluş yazmışsınız.Müslüman olusu bile yanlış günah insanlara yanlış bilgi veriyorsunuz… Bu site alevilerin mi?

    1. islamalimi dedi ki:

      Karıştırdığınız bir nokta var. Oda Muhammed isminin geçtiği yer Hazreti Ömer’in Müslüman olmadan önce ki söylemleridir. Hazreti Ömer sizce Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v) öldürmeye giderken Muhammedi öldürmeye mi gidiyorum demiş yoksa Peygamberim Efendim Muhammed Mustafa (s.a.v) yı öldürmeye gidiyorum mu demiş. Siz olayları birbirine karıştırıyorsunuz.

      Biz Efendimizin yoluna gönlümüzü vermişizdir. Bu site ehli sünnet bir sitedir. Alevi kardeşlerimizin inancına saygı duyarız fakat doğruları söylemekten de asla geri kalmayız. Hazreti Ömer’in Müslüman oluşu doğru anlatılmıştır. Nerede bir yanlışımız var ve sizin doğru bildiğiniz hangi kaynakta yer alıyor, söyleyiniz ki bizde öğrenelim.

BİR YORUM YAZ