İslam Alimi

Göz yaşı’nın Şifası.

Mehmet Aluç

1962 Malatya doğumluyum,evli ve 4 çocuk babasıyım Ankara da ikamet ediyorum,Kamuda emekliyim,şiir,öykü,denemeler yazıyorum...

gozyasi

Her an zamanı, gönülleri alaya alanlar, dalga geçenler ve her tokatta yere serilenler ve yere serildiğini bilmeden ömrünü devam ettirenler, yedikleri acı darbenin sarhoşluğu ile kıvranalarve gerçeği görenler veya görmeyenler yada ölümden sonra görenler ve çaresiz kalanlar. Neyse başımıza geldiğinde anlarız. Bazen ufacık bir dizedir, mısradır hayat ruhumuzun ömrümüzün temel taşlarını bize bilmemiz için bize sunulan hayat… Ömür. Bir an görülen güzellik ya da görülmeden heba edilen hayat, ömür, yaşam… Özgürlüğe kaçış mı? Özgürlüğe pranga mı? Özgürlük diye kötülüğe esir olmak mı? Her an sezilen ve sezilmeyen ömür…

Aniden başlayan sancılı amansız bir ağrı saplanmıştı gözlerine. Ömrü hayatında böylesi bir ağrıyı hiç yaşamamıştı. İsmi Seyhan’dı. Eşi süveyda ya seslendi.

-Hayatım yetiş bir ambulans çağır ağrıdan duramıyorum!

Mutfakta olan Süveyda hemen Seyhan’ın başına koştu, korku ve heyecan içinde

-Ne oldu hayatım?

-Gözlerimde sancılı bir ağrı var,ağrısı başımı koparmak üzere,yalvarırım yardım et hayatım,bir ambulans çağır.

Süveyda hemen telefona koştu,112 acili arayarak adresi verdi.Hemen eşinin yanına koştu.

-Hayatım ambulans geliyor,başını omuzuma yasla…

Sancılı ağrıdan çığlık çığlığa bağıran o amansız acısından kıvranıyordu. Süveyda çaresiz kalmanın acısında gözlerinde yaşlar akmaya başladı. Gerçi yıllardır gözyaşı döküyordu, eşinin dayanılmaz anlaşılmaz çare bulunmaz keyfi dayaklarından, anlaşılmaz kalp kırmalarından dolayı.

-Dayanamıyorum hayatım bana yardım et lütfen!

Süveyda heyecanla dışarıya çıktı. Bedeni tir tir titriyordu. Ambulansın sesi sokağın başında geliyordu. Bir an sevindi. İçeriye koştu

-Dayan hayatım ambulans geliyor!

-Dayanamıyorum, sanki birisi bana fena halde vuruyor, yetişin yardım edin bana!

Süveyda bu sözleri yıllardır her dayak yediğinde söylüyordu, ama dinleyen anlayan yoktu! Şimdi kendisi de duymayanlar gibi olmamak için çaba gösteriyordu. Her zaman kendi kendine yetersizdi, şimdi de eşi için yetersiz kalmamak için çırpınıyordu. Her zaman hatalı sözleri kullanan eşi tarafından horlanmış,şimdi hatasız sözlerle ona yardım ediyordu. Sıradanlığın acizliğinden kurtulmak için içinden dualar ediyor, bir mucize bekliyordu. Heceler kelimeleri oluştururken kelimeler sözleri meydana çıkarırken, kimileri o kelimeleri anlamsızlık zan ederek insanları eşini hor görerek kendi egosunu edepsizce tatmin edebiliyordu ve bunu da en iyi süveydadan başkası bilemezdi.

-Hayatım az sabırlı ol şimdi ambulans gelecek.

 

Tekrar dışarıya çıktı Ufukta ambulans yoktu telaşla içeriye girdiğinde Seyhan yerde hareketsiz yatıyordu.Bayılmış diye bir an sevindi, sancıyı hissetmiyor diye. Yanına yaklaştı,gözlerinde akan gözyaşları, Seyhan’ın anlında gözlerine doğru damlıyordu. Bir kaç dakikalık süre sanki süveydaya bir asır gelmişti. Biraz sonra Seyhan uyandı,süveydayı baş üstünde ağlar gördü, süveydanın akan gözyaşları gözlerine damla damla damlıyordu, onları sildi,birden gözündeki amansız ağrı ve sızısının yok olduğunu gördü.

-Hayatım ağrılarım geçti, ama nasıl olur?

Süveyda gülümsedi şaşırdı, derin bir oh çekti. Seyhan’a sarıldı öptü yanaklarını.

Ambulans kapı önünde durdu, kapının zili çaldı. Süveyda kapıya doğru yönelirken, gözlerinin içi gülümsüyordu.

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)


Warning: Division by zero in /home/islamali/public_html/wp-includes/comment-template.php on line 1415
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ