Sözlük

Çile Ne Demek?

İslam dininde Çile ne demek? Çile kelimesini nasıl anlamalıyız? İslam dininde tasavvuf erbabının çileye girmesi hakkında bilgiler verir misiniz?

İslam Dininde Çile Ne Demek? 

Cevap: Çile kelimesi Farsça sözlükte kırk anlamındaki “çihl” kelimesinden türemiş bir kelimedir. Çile kelimesi Tasavvufî bir kavram olarak ise nefsin gereksiz yüce Rabbin emirlerine ters arzulardan uzaklaşarak ruhun temizliğine pak haline ulaşabilmektir.

Buna ulaşabilmek için tenha, ıssız bir yerde halktan uzaklaşarak, hakka yakınlaşmak için çaba sarf etmektir. Bu nedenle dervişler müsait bir yere kırk gün, kırk gece kalırlar. Bu süre zarfında sıkı bir perhiz (yani gıdadan olabildiğince uzak durmak) ve mahrumiyet döneminden geçme anlamında kullanılmaktadır.

Çile süre içerisinde yeme-içme, uyku ve dünyaya ait kelamı azaltarak nefis terbiyesi olabildiğince sağlanır. Tasavvuf kaynaklarımızda, çile uygulamasına Hazreti Musa aleyhis selamın vahiy almak için kırk gece Tûr dağında kalarak ibadet ettiğine işaret etmekte olan A’râf, 7/142 âyeti ile Bakara, 2/51 ve Mâide, 5/26 âyetlerini delil gösterirler. Bu ayetler şöyledir.

Çile Ne Demek? Konusunda Bahsi Geçen Ayetler

1.7.142 – Musa’ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun’a, “Kavmim arasında benim yerime geç ve yapıcı ol. Sakın bozguncuların yoluna uyma” dedi.

2.2.51 – Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

3.5.26 – Allah, şöyle dedi: “O halde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme.”

Her Şeyde Olduğu Gibi Çile Konusunda da Ölçü Çok Önemlidir.

Allah c.c. katında yüce makamlara ulaşma yolunda dünya ve nimetlerinden uzaklaşmak ve nefse acı çektirmek niyetiyle evlenmemek, devamlı oruç tutmak , geceleri ise sabahlara deyin namaz kılmaya karar veren üç sahabe (Buhârî, Nikâh, 1.), bunun yanı sıra Osman ibn Maz’ûn’un kendisini iğdiş etmek istemesi (Buhârî, Nikâh, 8; Müslim, Nikah, 6, 7.), Ebû İsrail’in çok sıcak bir günde güneş altında ayakta oruç tutması, Hazreti Peygamber Efendimiz tarafından reddedilmiştir (Buhârî, Eymân, 31; İbn Mâce, Keffaret, 21).

Bunun yanı sıra Kuran’ı Kerimde dünya nimetlerinden ölçülü bir şekilde faydalanılması emredildiğinden (el-A’râf, 7/33; el-Kasas, 28/77.) dolayı bir insanın fıtratına aykırı düşen hal ve hareketleri onaylamak mümkün değildir. (M.C.)

Tasavvufta Çilenin Gayesi Nefsi Terbiyedir

1.7.33 – De ki: “Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah’a ortak koşmanızı ve Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.”

2.28.77 – “Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez.”

Gerçek tasavvuf ehlini sınırları aşmadan yapmış olduğu çile ise bu daireye girmemekte ve nefsi terbiye yolunda faydalı olmaktadır. Sitemizde yer alan ve tasavvuf konusu ile bağlantılı olan Sufi Nedir, Sufiler Neyle Uğraşır Bu Konuda Bilgi Verir misiniz? başlıklı konudan istifade edebilirsiniz.

islamalimi

2012 tarihinden bu yana değerli ekibimiz doğru bilgiler ile siz ziyaretçilerimize faydalı olmak adına çalışmaktadır. Mevla imkan verdiğince çalışmaya devam edeceğiz. Selam ve Dua ile...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu