Cennet kapılarını ilk önce kime açacaktır? Onlar kimlerdir? Vasıfları nedir?

Mehmet Aluç

Yazarın şu ana kadar yazılmış 268 makalesi bulunuyor.

Müslüman olarak yaşayan biz kullar çok şanslıyız ki, bizi seven koruyan gözeten ve sevap işleyerek ve onu işlemek için yardım ederek, hem dünyayı mamur etmek için görevlendirdiği biz kulların, hem de ahirette mutlu olmasını istediği, yüceler yücesi Allah’a iman etmişiz, ne mutlu bize, ne mutlu Allah’a iman edene. Düşünün dünya üzerinde hangi sistemde, hangi düşüncede, hangi izimler de insanı düşünen ve onu yirmi dört saat iyiliğini isteyenler var? Elini verdiğinde, kolunu kurtarır kaçarsan ne mutlu sana! Sömürmeden, kendi istediklerini yaptırarak köle etmeden, bırakan bir sistem, izim mi var?

Ama Âlemlerin Rabbi sonsuz Kerem sahibi (c.c.) kulunu nasıl yaşaması gerektiğini basit açıklamış, üstüne de fazla yük yüklemeden, bana teslim olursan özgür olursun demiş ve karşılıksız dünya nimetlerini önüne sermiş, ona güç kuvvet vererek çalışmasını sağlayarak geçimini sağlamış… Yüce Allah’ın iyiliklerini saymaya kalktım sayamadım o kadar çok ki yazmaya kalem mürekkep yetmez, ne mutlu Müslüman’ım ve Allah’a teslim olmuş kulum diyene.
 
Yüce Allah(c.c.)Kulum kazandığın senin değil benim yolumda, ihtiyacı olana verdiğin senin kazancındır diyerekten-Hem kazanması için sağlık sıhhat veriyor, kazandırıyor Yüce Allah(c.c.) hem de kazandırarak, harcarsan sevap verdiriyor yüce Mevla-harcama yaparsan o harcaman senin diyerek kuluna müjdeler veriyor. Ben sana verirken cömert olarak verdim kulum, sende verirken cömert ol elin korkak alıştırma diyor. Unutmayalım ki Cennetin ilk kapıları cömert olanlara, Allah yolunda canını malını harcayanlara açılacak ve ilk onlar girecektir içeriye. Yani fani dünyada, fani olanları ver ebediyen saadet kazan, Sana şükürler olsun Yüce Rabbim, Lütfün merhametin ihsanın… Sonsuz… Cömertlik Âlemlere Rahmet olan nur peygamberin ve diğer peygamberlerin vasıflarıdır.
 

Âlemlere Rahmet nur Hz. Peygamber (s.a.v), cömertlikle cimriliği iki dala benzeterek şöyle buyurmuştur:
“Cömertlik cennetten dalları dünyaya uzanmış bir ağaçtır. Onun dallarından tutunanı cennete götürür. Cimrilik cehennemden dalları dünyaya uzanmış bir ağaçtır. Onun dallarından tutunanı ateşe götürür.”
 

Aman Allah’ım tövbe. Az düşünelim bu hadisi, bir daha düşünelim, bir daha… Dalların kolu biri cennete, biri cehenneme gidiyor, demek ki tut beğen yolunu seç, Rabbim bizi cömertlik yolunda gidenlerden eyle bizi. Yüce Allah kâinatta hiçbir şeyi boşuna yaratmadığını ve her yapılan iyiliğin karşılığını da kat kat sevabını veriyor. İşte Allah’a teslim olmak, iman etmek bu kadar güzel ve harikulade…

Bu konu ile ilgili ayetlerde ise Yüce Allah(c.c.) şöyle söylemektedir biz kullarına.
 

Nisa / 37- Onlar ki hem kıskanır, cimrilik ederler, hem de herkese cimrilik tavsiye ederler ve Allah’ın kendilerine lütfünden verdiği nimeti gizlerler. Biz kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırladık.

Tevbe / 76. Ne zaman ki, Allah lütfedip onlara  ihsanda bulundu, onlar da cimrilik edip yüz çevirdiler ve zaten yan çizip duruyorlardı.

İsra / 100- (Ey Muhammed!) De ki: “Eğer siz Rabbimin rahmet hazinelerine sahip olsaydınız, fakirlik korkusunu yine de elden bırakmazdınız.” Doğrusu insan çok cimridir.

Allah’ın, kendilerine lütfünden verdiği nimetlere karşı cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır, o, kendileri için şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’a aittir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır. Ali İmran / 180-

İşte bu hadis bize kazandığımızın ne olduğunu çok güzel ve kesin bir şekilde açıklıyor.

İbnu Mes’ud (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir keresinde, “Hanginiz, vârisinin malını kendi malından daha çok sever?” diye sordu. Cemaat: “Ey Allah’ın Resulü içimizde, herkes kendi malını vârisinin malından daha çok sever” dediler. Bunun üzerine: “Öyleyse şunu bilin: Kişinin gerçek malı hayatında gönderdiğidir. Geriye koyduğu da vârislerinin malıdır.”   

Ukbe b. Haris (r.a) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v) bize ikindi namazı kıldırmıştı. (Selâm verince) acele ile cemaati yarıp evine girdi. Halk onun bu telaşesinden hayrete düşmüştü. Ancak geri dönmesi gecikmedi. Gelince, halkın merakını yüzlerinden anlayan Hz. Peygamber (s.a.v), onlara durumunu şöyle açıkladı: “Yanımda kalan bir miktar altın vardı, (namazda) onu hatırladım. Beni meşgul etmesinden korktum ve hemen gidip dağıttım.”

 

O halde haydi kardeşlerim cömert olmaya, bizim olmayan kazancımızı bizim olan yapmaya… Selam ve dua ile.

Mehmet Aluç (Kul Mehmet)


Warning: Division by zero in /home/islamali/public_html/wp-includes/comment-template.php on line 1415
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ