Beni Etkileyen Dini Olayları Hayatıma Geçiremiyorum

Dini sohbetler dinliyorum Peygamberimizin (a.s) hayatı sahabeler ve diğer bir sürü çok güzel şeyler bende böyle olmaya gayret edeceğim diyorum ama olmuyor, her nedense o aşırı istek azalıyor işte. Çalıştığım için çok yoruluyorum nefis ve şeytan biliyorum ama ne yapmam lazım hayatımın güzelleştirmem için.

Cevap: Değerli ziyaretçimiz, bu güzel sorunuz bizi çok memnun etti. Tabi ki siz bu durumunuzun belki kötü olduğunu düşünüyorsunuz, fakat sizin gibi kardeşlerimiz olduğunu bilmek bizi memnun ediyor. Zira sizin yaşadıklarınız ayıplanacak veya kötü olan şeyler değildir. Sizin yaşamakta olduklarınız bu dünya hayatının bir getirisidir. Çünkü sizde her kul gibi imtihan oluyorsunuz. Bu noktada önemli olan sizin pes etmemeniz ve samimiyet ile yüce Mevla’mıza giden takva yolunda ilerlemenizdir. Sizin sorunuzu okurken aklımıza şu hadis i şerif geldi. Bu hadis i şerifin size çok güzel bir yol çizeceğini düşünüyoruz. İlgili hadis i şerif şöyledir:

Dini Hayata Geçirme Hakkında Hadis i Şerif

Sahabi Hazreti Hanzale el-Üseydî  şöyle anlatıyor: “Bir gün Ebû Bekir’le karşılaşmıştım ve şöyle dedim;
-‘Nasılsın yâ Hanzale!’ dedi. Ben de:
– Hanzale münafık oldu!’ dedim. Bunun üzerine Ebu Bekir:
– Sübhanallah! Sen ne söylüyorsun? dedi. Ben de:
– Rasûlullah’ın (s.a.v) huzurunda bulunduğumuzda bizlere Cennet ve Cehennem’i öyle anlatıyor ki onları görüyor gibi oluyoruz. Rasûlullah’ın (s.a.v) huzurundan ayrıldıktan sonra ise çoluk çocuğumuzla, maişet dertleriyle meşgul olmaya başlıyoruz. Bu sebeple çok şeyi unutuyoruz, dedim. Ebû Bekir:
– Vallahi biz de aynı şeyleri yaşıyoruz’, dedi. Ebû Bekir’le birlikte yürüdük ve Rasûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına geldik. Ben Peygamber Efendimize şöyle dedim:
-Hanzale münafık oldu yâ Rasûlallah!’ dedim. Peygamberimiz bana şöyle dedi:
-O ne demek öyle?’ Bende cevaben şöyle dedim:
-Ya Rasûlallah! Senin yanında bulunuyorken bize Cennet ve Cehennem’i anlatarak hatırlatıyorsun. Öyle bir hale geliyoruz ki, Cennet ve Cehennem’i gözümüzle görmüş gibi oluyoruz. Senin huzurundan ayrıldığımız vakit eşlerimiz, çocuklarımız ve geçim derdiyle meşgul oluyor ve anlattığın çoğu şeyi unutuyoruz. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
-Nefsim yed-i kudretinde olan yüce Allah’a yemin ederim ki, siz benim yanımda, sohbetimde bulunduğunuz hali muhafaza ederek zikirle meşgul olmaya devam edecek olsanız, Yüce Allah’ın melekleri sizinle yattığınız yataklarınızda ve yürümüş olduğunuz yollarda musafahaya dururlar. Lakin ya Hanzale bazen öyle, bazen böyle buyurdu. Ve bunu üç defa tekrarladı.” (Müslim, Tevbe, 12, 13; Tirmizî, Kıyâme, 59)

Aslında sizin yaşadığınız bu hal Hazreti Hanzale el-Üseydî’nin halinin bir örneğidir. Bu nedenle Peygamber Efendimizin bu konuda vermiş olduğu cevabı kendinize verilmiş bir cevap olarak kabul edebilirsiniz. Özetle, sohbetlerde veya başka manevi ortamlarda ulaştığınız manevi atmosferi her daim muhafaza edememeniz insani bir durumdur. Fakat bir Müslümana yakışan üzerine düşen bütün farz ibadetleri örneğin namaz ibadetini yerine getirmektir. Bundan sonra ise sohbetlerde öğrendiği İslam dinine dair konuları elinden geldiğince yapmalı ve bir kısmını yapamasa dahi yapamadıklarını yapma arzusunu gönlünde taşımalıdır. Mevla’ya emanet olun.


Warning: Division by zero in /home/islamali/public_html/wp-includes/comment-template.php on line 1415
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ