AhiretYazarlar

Arşın Gölgesinde Barınacak Yedi Mutlu İnsan

Ahiret hayatında arşın gölgesinde barınmak her Müslümanın duasıdır. Peki, Arşın Gölgesinde Barınacak Yedi Mutlu İnsan başlığı ile zikredilen insanlar hangi özelliklere sahiptir.

Arşın Gölgesinde Barınacak Yedi Mutlu İnsan Hakkında Bilgiler

Ebû Hüreyre (r.anh)’ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Başka hiç bir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allah Teâlâ, şu yedi sınıf insanı, arşının gölgesinde barındıracaktır. Bunlar:

  • Âdaletli devlet başkanı,
  • Rabbine kulluk ederek tertemiz bir hayat içinde serpilip büyüyen genç,
  • Kalbi mescidlere bağlı müslüman,
  • Birbirlerini Allah için sevip buluşmaları ve ayrılmaları Allah için olan iki insan,
  • Güzel ve mevki-makam sahibi bir kadının beraber olma isteğine, “Ben Allah’tan korkarım” diyerek yaklaşmayan yiğit,
  • Sağ elinin verdiğini, sol elinin bilemeyeceği kadar gizli sadaka veren kimse,
  • Tenhâda Allah’ı anıp gözyaşı döken kişi.”[1]

Hadisi Nasıl Anlamalıyız?

Âhirette, Allah’ın himâyesine kavuşacakları bildirilen insanların vasıflarına, özelliklerine şöyle bir göz atınca, her birinin, büyük güçlükleri göğüslemiş, hemen hemen aynı seviyede “zor”u başarmış kimseler oldukları, hepsinin birçok dâhilî ve hâricî engellere rağmen, soylu bir mücâdele vermiş oldukları anlaşılmaktadır.

Yani hepsinin ortak özelliği, kullukta sevgiye dayalı kahramanlıklarıdır.

Ödülleri de ona göredir: Kıyametin o dehşetli ortamında ilâhî koruma altında olmak…

Şimdi hadisimizin haber verdiği yedi güzel insanı tek tek kısaca tanıyalım:

Adaletli devlet başkanı.

Müslümanların yönetimini üstlenmiş kişi demektir. Müslümanlar dünyada onun himayesinde, bir başka ifadeyle gölgesinde bulunmuşlardır. Bu sebeple böyle bir yöneticinin ahirette göreceği karşılık da yaptığına uygun olarak ilahi koruma altında olmaktır.

Allah’a kulluk içinde serpilip büyüyen genç.

Gençlik yıllarını namazlı-niyazlı dindar bir çizgide geçiren genç, nefsini Allah’ın emirlerine muhalefetten korumuş, heva ve heveslerin, şehevi duyguların, gemlenmesi güç arzuların etkisine karşı koyup kulluğa sarılmıştır.

Bu, ondaki derin Allah saygısının delilidir. Zira Allah’ın emirlerine sarılıp günahlardan kaçınmak büyük bir fazilettir. Hele bu, gençlik yıllarında gerçekleştirilmişse, her türlü takdirin üstündedir.

Arşın Gölgesinde Barınacak Kalbi Mescidlere Bağlı Müslüman

Kalbi sanki mescide asılmış kandil gibi, sürekli mescidle ilgili olan, mescidlere devamda kusur etmeyen, Allah’ın evi demek olan mescidleri ve oralarda bulunmayı seven kişi, mescidlerle ilgilenmek suretiyle Rabbine olan sevgisinde devamlılığını göstermiş demektir. Bunun karşılığı olarak da âhirette arşın gölgesinde barındırılacaktır.

Birbirlerini Allah için sevip buluşmaları ve ayrılmaları Allah için olan iki insan

Allah rızâsı için birbirlerini seven, başka hiçbir maksat taşımayan, bir araya gelmeleri Allah için, şayet ayrılacaklarsa ayrılıkları yine Allah için olan yani bir arada iken de ayrı iken de Allah için duydukları sevgiyi muhâfaza eden iki insan, sanki bir anlamda birbirilerini Allah’ın emirlerine muhâlefetten korumaktadır.

Zira mü’min mü’minin aynasıdır. Onların bu birbirlerini Allah için sevmeleri ve dostluklarını bu çizgide birbirlerine yardımcı olarak geçirmeleri, âhirette her ikisinin birden ilâhî koruma altına alınmaları ile ödüllendirilecektir. O halde sevgimize ve sevdiklerimize bu açıdan iyice dikkat etmeliyiz.

Güzel ve mevki-makam sahibi bir kadının gayr-i meşru davetine “Ben Allah’tan korkarım” diyerek yaklaşmayan yiğit.

Böylesine bir davete içinden veya açıkça “Ben Allah’ın emrine muhâlefet etmekten, veya O’nun azabından ve gazabından korkarım” diyerek yaklaşmayan, nefsini koruyan kişi gerçekten büyük bir yiğitlik göstermiştir. “Allah’tan korkan kurtulmuştur” müjdesi gereği onun da ödülü âhiretteki sıkıntılardan kurtulmaktır.

Bu husus, her türlü gayr-i meşrû kadın-erkek ilişkilerinin kitle iletişim ve haberleşme vasıtalarıyla yaygınlaştırılmaya çalışıldığı günümüzde çok daha büyük önem arzetmektedir.

Sağ elinin verdiğini sol elinin bilemeyeceği kadar gizli sadaka veren kimse

Allah için verdiği sadaka ve yaptığı iyilikleri mümkün olduğunca gizli yapan, gösteriş ve riyâdan uzak kalmaya çalışan kimse, Allah’ın rızâsını her şeyin üstünde tutmuş demektir. Bunun karşılığı da, âhirette ilâhî korumaya mazhar kılınmak suretiyle o kişinin faziletinin açığa çıkarılmasıdır. Bu, gıbta edilecek, yani özenilecek bir durumdur.

Tenhada Allah’ı anıp gözyaşı döken kişi

İnsanlardan ve gözlerden uzak, hiç kimsenin bulunmadığı ortamlarda Allah’ı anarak gözlerinden sevgi yaşları dökülen kimse, çoğu insanın başaramadığı bir kulluk çizgisini yakalamış demektir. Onun bu samimi ve gizli kulluğunun karşılığı da mahşer yerinde ilâhî koruma altına alınmak suretiyle, herkesin gözü önünde ödüllendirilmesidir.

Böyle bir ödüllendirmeyi kim istemez ki…

Allah Teâlâ (c.c) Hazretleri, cümlemize bu güzel hasletleri taşıyarak, güneşin bir mızrak boyu yakınlaşacağı mahşer gününde arşının gölgesinde gölgelenen kullarından eylesin.

Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları

[1] Buhâri, Ezan 36, Zekât 16, Rikak 24, Hudûd 19; Müslim, Zekât 91. Ayrıca bk. Tirmizî, Zühd 53; Nesâî, Kudât 2

Arşın Gölgesinde Barınacak Yedi Mutlu İnsan – Video


Murat Toksöz

Hafız olan yazarımız şu anda İmam Hatip olarak dini görevini sürdürmektedir. Sitemizde ve youtube kanalından takipçilerine bir çok faydalı bilgiler sunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu