İslam Alimi

Allah’ın Varlığına Deliller Nelerdir?

Yüce Mevlamız Allah’ın Varlığına deliller konuda sadece birkaç mevzudan yola çıkarak siz değerli kardeşlerimize numuneler sunmaya çalışacağız. Bu deliller inanmaya inat etmeyen her kul için yeterli olacaktır

Sanat Yönünden Deliller: Atomdan insana, hücrelerden galaksilere kadar tüm kâinatta, ince ve baş döndürücü bir sanat gözlere çarpmaktadır. Bir baştan diğer bir başa kâinattaki her eser şu özelliklere sahiptir: Kâinat Büyük sanat değeri taşır. Çok kıymetli bir sanattır. Çok az zamanda ve çok kolay yapılmaktadır. Çok sayıda olmaktadır. Karışık ve de çeşit çeşittir. Devamlıdır.

Aslında kısa sürede, çok sayıda, kolay ve karışık yapılan işlerde san’at ve kıymet olmaması gerekmez mi? Ancak bunun yapan Allah (c.c.) olursa, o zaman her şey değişir ve zıt olanlar bir araya gelebilir!

Tarihe Dair Deliller: Dinler tarihi birer şahittir ki, insanlık hiçbir devrini dinsiz olarak geçirmemiştir. Batıl, hatta gülünç bile olsa, hemen her devirde bir dine inanmış ve bir manevi sistemi takip etmiştir. İnsan fıtratına inanma duygusunu Allah koymuştur ve insan O’na (Allah’a) inanmakla mükelleftir sorumludur.

Hikmete Dair Deliller: Her varlıkta kendisine mahsus bir amaç, bir maksat, bir fayda takip edildiği göze çarpmakta ve hiçbir şeyde gayesizlik, manasızlık ve israf sayılacak herhangi bir durum gözlenmemektedir. Hâlbuki ne madde âleminde, ne bitki nede hayvanat âleminde veyahut eşya ve hadiselerde şuur ve idrak mevcut değildir. Öyle ise, kâinattaki bu şuurlu ve düzenli işleyişi ve bu hikmet ve gayeleri ancak Allahın yaptığını kabul etmekle doğru bir yol tutmuş olabiliriz.

Varlığın Temizliğine Dair Deliller: Kâinattaki temizlik, başlı başına bir delil olup, bize Kuddüs ismiyle müsemma bir Zat’ı (c.c.) anlatmaktadır. Toprağı temizleyen bakteriler, böcekler, karıncalar ve nice yırtıcı kuşlar; rüzgâr, yağmur ve kar; denizlerde balıklar; gezegenimizde atmosfer, uzayda kara delikler; vücudumuzda kanımızı temizleyen oksijen ve ruhumuzu sıkıntılardan kurtaran manevi esintiler, hep Allah’ın Kuddüs isminden haber vermekte ve o ismin verasındaki Zat-ı Mukaddes’i göstermektedir.

İmkân, demek bir şeyin olması ile olmamasının eşit ihtimallere sahip olması anlamına gelir. Günlük olarak yaptığımız konuşmalarımızda da mümkün derken olabilir de olmayabilir de manasını kast ederiz düşünürüz. Yaratılmış olan her varlık bizlere şu gerçeği söylemektedir: Benim var olmamla olmamam eşit idi. Şimdi ben varsam, var olmamı yoklukta kalmama tercih eden biri var demektir. O var olmamı tercih eden ancak Allah tır.
Hudus delili: Hudus, demek sonradan var olma demektir. Hudusun en büyük önemli delili değişmedir. Bir varlıkta değişme oluyorsa, bu hareketin bir ilk vardır. İşte o noktadan önce o şey varlık sahasına çıkmamıştı. Henüz yoklukta iken var olmayı kendi kendine irade edemeyeceğine buna güç yetiremeyeceğine göre bu var oluş Allah’ın yaratmasıyla gerçekleşmiş demektir. Maddenin termodinamik kanununa göre devamlı yokluğa doğru kayması, kâinatın hiç durmadan genişlemesi, güneşin hızla bitişe doğru yol alması gibi olaylar, bu varlık âleminin bir başlangıcı olduğunu göstermektedir.

Kur’an Kerim e Dair Deliller: Kur’an-ı Kerim’in Kelamullah Allahın kelamı olduğunu ispat eden bütün deliller, aynı zamanda Cenab-ı Hakk’ın varlığını da ispat etmektedir. Kur’an’ın Allah kelamı olduğuna dair binlerce delil vardır. Bunlar, Kur’an ile alakalı İslam kaynaklarında en ince ayrıntısına kadar mevcuttur. Bütün bu deliller, kendilerine ait dilleriyle “Allah vardır” demektedirler.

Peygamberlere Dair Deliller: Peygamberlerin ve bilhassa Peygamberler Efendisi İki Cihan Sultanının (s.a.v) peygamberliğini ispat eden bütün deliller de, yine Cenab-ı Hakk’ı anlatan delillere ilave edilmelidir. Zira Peygamberlerin varlıklarının tek gayesi, Tevhid; yani Allah’ın varlık ve birliğini bizlere ilan etmektir. O halde her peygamberin kendi peygamberliğini ispat eden bütün delilleri, aynı zamanda, Cenab-ı Hakk’ın varlığına da delil olmaktadır. Bir peygamberin hak peygamber olduğunu ifade eden bütün deliller, aynı kuvvetle,”Allah vardır ve birdir” demektedir.

Fıtrat ve Vicdan Konusunda Deliller: Allah’ı (c.c) tanımanın sayılamayacak kadar çok delil ve işaretleri insanın yaratılışında, fıtratında bulunmaktadır. Bunlardan birkaç örnek şöyledir: İnsan fıtratı ve vicdanı bütün nimetin mutlaka şükür istediğini bilir. Bir peygambere kavuşmuş ve hidayete ermişse bunun şükrünü Allaha yapar. Aksi halde batıl ilahlara tapar. Bu tapma insan vicdanın insanı zorlamasıyla gerçekleşmektedir. Güzelliği takdir etmek hissi de insan fıtratında mevcuttur. Sergiler, fuarlar bu his ile gerçekleşmektedir. İnsan bu yaratılışının gereği olarak, şu semada sergilenen yıldızları, yeryüzünde açan çiçekleri, ağaçları, ormanları dolduran ceylanları, aslanları, denizlerde kaynaşan balıkları seyretmek ve onlardaki İlâhî sanatın mükemmelliğini takdir etmek durumundadır.

İnsanın Görünüşü ve Yaradılışı Konusunda Deliller: Herhangi bir insanın siması yani şekli, en ince ayrıntısına kadar kendisinden önce geçmiş milyarlarca insandan hiçbir tanesine benzememektedir. Bu kural, kendisinden sonra gelecekler insanlar için de geçerlidir .Bir yönde birbirinin aynı, diğer yönde birbirinden ayrı milyarlarca resmi küçücük bir alanda çizip, sonra da kendileri gibi olması mümkün, milyarlarca resimden ayırmak ve her şeyi sonsuz ihtimal yolları içinde bir yola ve bir şekle sokmak, elbette ve elbette yarattığı her varlığı, hem de hiç kapalı bir yönü kalmamak üzere bilen ve o canlıya istediği şekli vermeye gücü yeten Cenab-ı Hakk’ı en sağır kulaklara dahi duyuracak kuvvette bir ilandır.


Warning: Division by zero in /home/islamali/public_html/wp-includes/comment-template.php on line 1439
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ