Akaid

Allah Teala’nın Sübuti Sıfatları Nelerdir?

Kainatı yoktan var eden Yüce Mevla’mızı tanıyabilmemiz için sıfatlarını bilmeliyiz. Bu konuda Hocamız Allah tealanın Sübuti Sıfatları nelerdir? Sorusuna cevap veriyor.

Allah Tealanın Sübuti Sıfatları Nelerdir? – Video

Akıllı ve ergenlik çağına gelmiş her Müslümana farz olan ilk görev, Allah Teala’nın zati ve sübuti sıfatlarını doğru bilmek ve bu sıfatlarda belirtildiği şekliyle Allah’a iman etmektir.

En çok sevdiğimizi iddia ettiğimiz Allah Teâlâ’nın bu sıfatlarını bilmemek kulluğumuz adına büyük bir ayıptır.

Allah Teâlâ’nın, 6’sı zati, 8’i de sübuti olmak üzere toplam 14 sıfatı vardır.

Bugünkü sohbetimizde sübuti sıfatları anlatmaya çalışacağız.

Sübuti Sıfatları Nelerdir?

Sübuti sıfatlar, Allah’ta sınırsız ve mükemmel bir şekilde bulunan özelliklerdir. Bunlar;

  • 1- Hayat
  • 2- İlim
  • 3- Semi
  • 4- Basar
  • 5- Kudret
  • 6- İrade
  • 7- Kelam
  • 8- Tekvin

Sübuti Sıfatların Anlamları Nelerdir?

Allah Teala’nın sübuti sıfatları hakkında özetle şunları söyleyebiliriz:

1- Hayat:

“Diri” olmak demektir. Cenâb-ı Hak, ezelî ve ebedî olan bir hayatla diri ve canlıdır. (Bakara Sûresi, 2/255) O’nun hakkında ölüm, uyku ve unutkanlık gibi şeyler asla düşünülemez!

Canlılarda hayatın devam etmesi, çeşitli fizikî ve biyolojik şartlara bağlıdır. Ancak yaratılmışlara ait olan bu şartların hiçbiri yaratan için söz konusu değildir.

2- İlim:

Yüce Allah’ın geçmişte, şu anda veya gelecekte olacak şeyleri bilmesi demektir. O, gizli-açık, uzak-yakın, küçük-büyük her şeyden sonsuz ve sınırsız olan ilmiyle haberdardır.

İnsanların ilmi, zaman ve mekân gibi bazı şartlara; göz ve kulak gibi bir takım vasıtalara bağlı olarak sonradan kazanılan bir bilgidir.

Allah’ın ilmi ise insanların ilminden tamamen farklıdır ve insanlara bilgiyi ve bilme kabiliyetini bahşeden O’dur. Âyet-i kerimede şöyle buyruluyor:

“Kalplerinizdeki düşünce ve niyetleri gizleseniz de, açığa vursanız da, Allah onları bilir. Bunların da ötesinde, göklerde ve yerde her ne varsa hepsini bilmektedir.”

Âl-i İmrân Sûresi, 3/29.

3- Semi:

İşitmek” demektir. Biz insanlar, kulağımız vesilesiyle sadece duyma frekansımız dâhilinde bulunan sesleri işitiriz. Ancak Allah, hiçbir sebebe veya şarta bağlı olmaksızın, hiçbir engele takılmaksızın, gizli-açık, fısıltı halinde, yavaş veya yüksek sesle ne söylenirse söylensin her an, her şeyi işitir. Bakara Sûresi, 2/244.

4- Basar:

“Görmek” demektir. Allah Teâlâ, zaman ve mekân kaydı olmaksızın her an, her şeyi görendir. Hiçbir şey Allah’tan gizli kalmaz ve bir şeyi görmesi, o anda başka yerde olan şeyleri görmesine engel değildir.

İnsanlarda görme olayının meydana gelebilmesi için belirli fiziki şartların oluşmasının yanında bir de göze ihtiyaç vardır. Allah ise herhangi bir sebebe bağlı olmasızın her şeyi görür.

5- Kudret:

“Gücü yetmek” demektir. Sınırsız güç sahibi olan Allah’ın her şeye gücü yeter.

Bakara Sûresi, 2/20.

Allah’ın varlığına inanan ve bu harikulade kâinatın nasıl yaratıldığını tefekkür eden her insan, O’nun sonsuz bir kudrete sahip olduğunu şüphe duymazsızın kabul eder.

6- İrade:

Allah’ın dilemesi ve istemesi anlamına gelir.

İrade sıfatı, ilâhî fiillerin herhangi bir baskı ve zorlama olmaksızın Allah’ın arzu ve isteğiyle meydana gelmesi demektir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır:

“Allah, bir şeyi dilediği zaman O’nun buyruğu sadece o şeye ‘Ol’ demektir, o da hemen oluverir.”

Yâsîn Sûresi, 36/82.

Evrende bulunan her varlık, O’nun iradesine tâbidir. O’nun iradesi ve dilemesi olmaksızın kâinatta bir tek yaprak dahi kımıldamaz. En’âm Sûresi, 6/59

7- Kelam:

Allah Teâlâ’nın konuşması demektir. Bu sıfatın bir eseri olarak elimizde kelâmullah dediğimiz Kur’ân-ı Kerim vardır. Bundan öncede Allah, insanlığa ilahi kitaplar aracılığıyla konuşmuştur.

Allah’ın konuşması bizim gibi değildir. Bizler konuşmak için ağız, dil, ses ve söz gibi vasıtalara ihtiyaç duyarız.  Ancak Allah, bunlardan hiç birine muhtaç olmaksızın konuşur.

8- Tekvin:

“Yaratmak, yok olanı, yokluktan varlığa çıkarmak” demektir. Gökleri, yeri ve bu ikisi arasında bulunan her şeyi Allah yaratmıştır. Allah Halik’tir, yani yaratıcıdır; diğer bütün varlıklar ise mahlûktur, yani yaratılmıştır.

Allah Halik’tir, yani yaratıcıdır;

diğer bütün varlıklar ise mahlûktur, yani yaratılmıştır.

Allah, çeşitli vesilelerle diğer varlıklara da bu sıfatlardan sınırlı miktarda bahşetmiştir. Ancak isimlendirmede bir benzerlik olsa da sübûtî sıfatlar, hiçbir şekilde mahlûkatın sıfatlarına benzememektedir.

Çünkü Allah, her yönüyle sonsuz güç ve sıfat sahibidir. Sınırsızdır ve herhangi bir vasıtaya muhtaç değildir. Biz kullar ise sınırlı, yetersiz ve eksik sıfatlara sahibiz.

Evet değerli dostlar.! Allah’a inanan her Müslümanın, adını-soyadını ezberlediği gibi Rabbimizi tanıma kılavuzu olan zâtî ve sübûtî sıfatları, ezbere bilmesi gerekir.

Allah’ın veli kulları olan arif ve salih zatlar, Cenab-ı Hakk’a şöyle iltica etmişlerdir

“Allâh’ım!Sen’i bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim!

Sen’i hakkıyla tanıyamadık, Sana hakkıyla kulluk edemedik!..”

Cenab-ı Allah, kendisini hakkıyla tanımayı ve O’na hakkıyla kulluk edebilmeyi cümlemize nasip eylesin. Âmin

islamalimi

2012 tarihinden bu yana değerli ekibimiz doğru bilgiler ile siz ziyaretçilerimize faydalı olmak adına çalışmaktadır. Mevla imkan verdiğince çalışmaya devam edeceğiz. Selam ve Dua ile...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu