Adem Ne Demek?

Sözlükte Adem Ne Demek? Bu konu hakkında kısa bilgi.

Sözlükte Adem kelimesi “yokluk, hiçlik, varlığın zıddı ve varlığın yaratılmasından önceki hal” anlamlarına gelmektedir. Adem kelimesi, tasavvuf terimlerinde, “masiva, zulmet, batıl, çirkin” anlamlarında da kullanılmaktadır. Tasavvuf kavramlarında Adem iki çeşittir:

1. Mutlak adem (ademi mahz); Sırf, sadece yokluk anlamına gelmektedir. Bu manada adem, var olduğu halde gerçek manada olması mümkün olmayan anlamına gelmektedir.
2. Mümkün adem; Mevcut olmamakla birlikte, ancak var olması mümkün olan yokluktur. Bu manada Adem, “şey”, “ayn” ve “zat” olup bir kısım nitelik ve özelliklere sahiptir. Mümkün olan Adem, yüce Mevlamızın kendisinde tecelli ettiği bir aynadır.

Bu manalarla birlikte her insanın atası olan Hazreti Adem babamızın da ismidir. Tabi ki yukarıda zikredilen manalar babamız Hazreti Adem’in ismini de kapsamaktadır.

Kuran’da Adem İle Alakalı Ayetler

  • Şüphesiz Allah katında (yaratılışları bakımından) İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir: Onu topraktan yarattı. Sonra ona “ol” dedi. O da hemen oluverdi. (Al-î İmran, 3/59)
  • O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı. (Secde, 32/7)
  • Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık. (Müminûn, 23/12)
  • (Ey Muhammed!) Şimdi sen onlara sor: “Kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa yarattığımız diğer şeyleri yaratmak mı?” Şüphesiz biz onları yapışkan bir çamurdan yarattık. (Sâffat, 37/11)
  • Allah, insanı pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı. (Rahmân, 55/14)
  • Allah, bütün canlıları sudan yarattı. İşte bunlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, kimi iki ayak üzerinde yürür, kimisi dört ayak üzerinde yürür. Allah, dilediğini yaratır. Çünkü Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir. (Nûr, 24/45)

(Bakara Suresi, 30 ile 37 Ayetler Arası)

30 – Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamd ederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” demişler. Allah da, “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” demişti.
31- Allah, Adem’e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, “Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini bildirin” dedi.
32 – Melekler, “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin” dediler.
33 – Allah, şöyle dedi: “Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle.” Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, “Size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz ki ben bilirim, yine açığa vurduklarınızı da, gizli tuttuklarınızı da ben bilirim demedim mi?” dedi.
34 – Hani meleklere, “adem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kafirlerden olmuştu.
35 – Dedik ki: “Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.”
36 – Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, “Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır” dedik.
37 – Derken, Adem (vahy yoluyla) Rabbinden birtakım kelimeler aldı, (onlarla amel edip Rabb’ine yalvardı. O da) bunun üzerine tövbesini kabul etti. Şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir, çok bağışlayandır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Adem yazar dedi ki:

    Paylaşımınız çok güzel,Tebrikler.

BİR YORUM YAZ