Hazreti Ali Hayatı

Hazreti Ali HayatıHazreti Ali’nin;Künyesi: Ebul Hasan ve Ebu Turab
Lakabı: Emir ul Muminin
Baba adı: Ebu Talib
Anne adı: Fatıma Bint Esed
Doğum yeri: Mekke (Kâbe)
Doğum tarihi: Amul filden 30 yıl sonra
Peygambere (sav) olan yakınlığı: Amcasının oğlu, Damadı, Kardeşi, Halifesi
Şahadet yılı: Hicretin 40.yılı Ramazan ayının 19.günü
Şahadet yeri: Kufe (cami mihrabında)
Şahadet sebebi: İbn Mülcemin secde esnasında zehirli kılıçla darbesi
Ali bin Ebu Talib (d. 599 – ö. 661), İslam devletini 656–661 yılları arasında yöneten dördüncü İslam halifesidir. İslam peygamberi Muhammed aleyhisselamın amcasının oğlu, onun elinde büyüyen ilk çocuk, damadı ve ev halkındandır.

Hazreti Ali’nin Çocukluk dönemi

Hazreti Ali altı yaşına kadar Hazreti Peygamberin büyüdüğü evde yani babası Hazreti Ebu talibin koruması altında büyüdü. Mekkede kuraklık çıkması nedeni ile Hazreti Ebu talib çocuklarının çokluğu nedeni ile onları büyütmeleri için yakın akrabalarına vermek zorunda kaldı ve Hazreti Peygamber çocuklar arasında Hazreti Ali’yi seçti bu da O Hazreti Ali’ye olan sevgisini ve Hazreti Ali’nin Peygambere olan yakınlığını gösterir. Hazreti çocukluk dönemini şöyle anlatır: Çocuktum henüz, o beni bağrına basar, yatağına alırdı. Beni koklardı; lokmayı çiğner, ağzıma verir yedirirdi. Ben de her an, devenin yavrusu, nasıl anasının ardından giderse, onun ardından giderdim; O her gün bana huylarından birini öğretir ve ona uymamı buyururdu. Her yıl Hıra dağına çekilir, kulluğa koyulurdu. Onu ben görürdüm, başkası görmezdi. Ortalama 4 yıl sonra Allah Resulü”ne ilk ayet nazil oldu ve Hazreti Ona ilk tabi olan kimse idi. O zamanın en zor şartlarında Peygamberin yanında ve Onun emrinde idi

Hazreti Ali İnzar Ayeti ve Kureyşin İslama Daveti

İnzar ayeti ismiyle meşhur olan En yakın aşiretini uyar ayet-i kerimesi nazil olarak Peygamber-i Ekrem yakın akrabalarını uyarmakla görevlendirildiğinde, Hazreti Resul akrabalarını toplayarak onlara: Sizlerden kim, benim bu görevimde bana yardım etmeye hazırdır ki, benim kardeşim, vasim ve aranızda halifem olsun? buyurduğun da, onların arasından yalnızca Hazreti ayağa kalkarak imanını ibraz etmiş, buna müteakip Peygamber-i Ekrem de mübarek elini Hazreti Ali”nin omzuna koyarak: Bu benim kardeşim, vasim ve sizin aranızdaki halifemdir; onu dinleyin, ona itaat edin buyurarak o Hazret”in iman etmesini kabul etmiş ve İslam dininin ilk başından itibaren kendinden sonra Hazreti Ali’nin geldiğini vurgulamıştır. Böylece Hazreti Müslümanlar arasında ilk iman getiren ve hayatı boyunca Allah’tan başkasına tapmayan ilk şahsiyet olmakla birlikte, Hazreti Resulullah (s.a.v) dan sonra İslam dininin ikinci şahsiyeti oluvermiştir.

Hazreti Ali’nin Hicreti

Hazreti, Peygamber efendimizin hicretine kadar devamlı onunla birlikte olmuş, düşmanlarına karşı onu savunmuş, kafirlerin Allah Resulünü öldürme kararı aldıkları hicret gecesi de Hazreti, canını feda etmek pahasına, Peygamber efendimizin yatağında yatmış ve Resul-ü Ekrem bu sayede gizlice evden ayrılarak emniyet içerisinde Medine”ye doğru yola koyula bilmiştir. Hazreti Resulullahın emniyete kavuşmasından sonra da o Hazretin vasiyeti üzerine, Peygamber-i Ekrem”in nezdinde emanet olan halkın emanetlerini sahiplerine iade ederek annesini, Resul-ü Ekrem”in sevgili kızı Fatime-i Zehra’yı başka iki kadınla birlikte alıp Medine”ye doğru hareket etmiştir. Resulullahın Medine”ye hicretinin arkasından, Hazreti Ali da o şehre gitti. Hicretin ikinci yılında Hazreti Fatıma tüz- Zehra ile evlendi. Bir yıl sonra da ilk çocuğu olan İmam Hasan dünyaya geldi. Hazreti Ali Peygamber”in vefatında otuz üç yaşındaydı. Tüm dini faziletlere sahip olup, sahabe içerisinde her açıdan en seçkin mevkide olmasına ve Hazreti Resulullah (s.a.v) ümmete açıkça: Ben kimin mevlası (efendisi) isem Ali de onun mevlasıdır ve Ali benden sonra her mümin erkeğin ve mü”mine kadının velisidir. Buyurmasına rağmen o Hazret”in genç olması ve Peygamber”in savaşlarında kafirlerden birçoğunu öldürüp, onlardan düşman kazanması bahane edilerek hilafetten kenara itildi. Böylece o Hazret”in eli tüm genel olaylardan kesildiğinde evinin bir köşesine çekilerek özel kişileri eğitmeye başladı. Peygamber”in vefatından sonra 25 yıl üç halifenin hilafet zamanı geçti. Üçüncü halife Osman öldürüldüğünde halk Hazreti Ali”ye biat ederek onu halife seçti.

Hazreti Ali’nin Hilafeti

Hazreti Ali dört yıl dokuz ay süren hilafeti sürecinde Peygamberin siretine uydu. Toplumda çeşitli ıslahlara başvurdu. Elbette bu ıslahlar, bir kısım çıkar peşinde koşanların zararına olduğu için sahabeden bazıları, Ümm-ül Mü”minin Ayşe Talha Zübeyr ve Muaviye liderliğinde üçüncü halifenin kanını bahane ederek halifeye karşı çıkıp, çeşitli çirkin olaylara sebebiyet verdiler. O hazret bu fitneleri yatıştırmak için Basra yakınlarında Ayşe, Talha ve Zübeyr ile savaştı ve bu savaş, Cemel savaşı adında maruf oldu. Irak ve Şam sınırlarında Muaviye ile savaştı; bu savaş Sıffın savaşı adını aldı ve bir buçuk yıl devam etti. Nehrevan adıyla maruf olan muharebesinde de Hariciler ile savaştı.

Hazreti Ali’nin Ölümü

Böylelikle o hazretin hilafet sürecinde gösterdiği çabaların birçoğu iç kargaşaları gidermek yolunda geçti. Çok geçmeden Hicretin 40. yılı Ramazan ayının 19. günü Kufe mescidinde, sabah namazında, Hariciler tarafından yaralanıp iki gün sonra şehit oldu.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. hazel dedi ki:

    ben bu tür şeylere önem veriyorum sizde allah rızası için önem verin

    1. hazel dedi ki:

      bence çok güzel çünkü peygambere olan ve allah’a olan sevgim bambaşka herkes yorum yapsın ve peygambere ve allah’a sevgi ve saygı göstersin

BİR YORUM YAZ