Bir Doğru Tüm Yanlışları Silebilir… ( TÖVBE )

Hatice Gümüştekin

Yazarın şu ana kadar yazılmış 13 makalesi bulunuyor.

Dünya ;

Kimine saray , kimine ise zindan .

Bana bela, sana mükafat…

Ne yapacaksın kardeşim, kök mü salacaksın bu fani dünyaya ?

Baki olan varken, seni izleyip gözetleyen Rabbin varken utanmadan kalbinde dünyayı mı büyüteceksin. Hakiki ömrünü,  ahiretini yok sayıp rakamlardan ibaret olan kısacık ömrünü burası için mi harcayacaksın…

Sen yapmazsın kardeşim… Sen sana verilen o güzel kalbini o güzel beynini ve aklını dünya sevgisi ile doldurmazsın…

Düşünsene belki bitti süren, belki yarın…

 Belki de birkaç saniyen kaldı sadece.

Pişmanlıklarını düşün. Gittikten sonra dönmeyeceğini. Karanlık bir odada nefessiz kaldığını düşün korkutucu ürkütücü değil mi ?

Bence öyle…

İki yol düşün kardeşim.

İki uzun yol …

Biri yemyeşil  ağaçlar, dümdüz yollar ve tertemiz  tam istediğin gibi…

Diğeri  ise biraz virajlı, biraz kuru, biraz da taşlı ve dikenli…

İlk yolu seçersen yürüdüğün yol boyunca her şey senin istediğin gibi kusursuz ve mükemmel görünür ama yolun sonunda ki uçurumu fark etmezsin ve sonrasını perişan bir şekilde devam etmek zorunda kalırsın.

İkinci yol ise ara ara zahmetli sıkıntılı olacak,bazen düşecek bazen ağlayacaksın ama her zorluktan sonra bir kolaylık olacağı umuduyla yolu bitirdiğinde, çektiğin her sıkıntı, zahmet ve eziyet bitecek.

Dünya ve ahiretin bağı da aynen bu şekilde…

Yaşadığın hayat senin isteğin gibi değil, Rabbinin istediği gibi olmazsa burada kazanmış görünüp ahirette kaybedenlerden olmak zorunda kalacaksın.

Hala nefes alıyorsun hala vaktin var şükretmek için, tövbe etmek için…

Besmeleni çekip tekrar başlamak için vaktin var.

Duyar gibiyim “ Battı balık yan gider, nerden başlayayım ki ? “ dediği…

Deme öyle kardeşim deme !

Öyle mükemmel bir din ki İslam dini, battı balık yan gider zihniyetini kapsamıyor.

Mesela sen  ayağın kırıldı diye bacağından vazgeçer misin ?

Yada parmağın yandı diye kolundan?

Bi gözün görmese diğerini de karanlığa hapseder misin ?

İşte bu gibi örneklerlerle daha iyi anlarsın, sana emanet olarak verilen şeyler ne kadar da tatlı gözünde değil mi ?

Emanet olarak verilen bu bedende ki birkaç hasara bakıp battı balık yan gider zihniyetiyle vazgeçmiyorsan bedeninden , Seni yaratan Allah nasıl vazgeçebilir ki senden ?

Sen yeter ki başlamak iste , yeniden tekrar kalkmak iste , elini değil yüreğini tutacak Rabbin.

Düşeceksin yine tabiî ki, her şey mükemmel olmayacak ama her şey seni yaratanın rızasıyla olacak. O senden razı olmuşken önemi var mı düşmelerinin, yaralarının, acılarının ?

O sana Kulum dedikten sonra hangi acı yakar ki yüreğini ?

Bak şuan bile açık tövbe kapısı, battığın dünya bataklığından çıkma zamanın gelmedi mi ?

Yetmez mi bedenine yüklediğin bu anlamsız, ağır, azap verici dünya sevgisi. Sevdiklerini hiç mi vermedin kara toprağa , sen girmeyecek misin o toprağın altına . Kalacağını mı sanıyorsun yoksa bu dünyada ?

Uyan kardeşim uyan…

Kara toprak sana sarılmadan sen sarıl seccadene, bedenini kurtar meylettiği tüm fani şeylerden.

Burası fani, baki olan Rabbin bekliyor şimdi seni.

Hadi kardeşim kalk ayağa ve yürümeden koş Rabbine…

Sahabelerin baş koyduğu davaya taş koyup nazlanıp aynı cennete talip olacak kadar kör olma..

Asrın dava adamı neler demiş bu konuyla ilgili hadi bakalım ;

Dünya madem fânidir.

Hem madem ömür kısadır.

Hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur.

 Hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır.

Hem madem dünya sahipsiz değil.

Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerîm bir müdebbiri var.

Hem madem ne iyilik ve ne fenalık cezasız kalmayacaktır.

Hem madem  لاَ يُكَلِّفُ اللهُ نَفْسًا اِلاَّ وُسْعَهَا

( Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez. Bakara Sûresi, 2:286.) sırrınca teklif-i mâlâyutak yoktur.

Hem madem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır. Hem madem dünyevî dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır.
Elbette, en bahtiyar odur ki, dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın, mâlâyâni şeylerle ömrünü telef etmesin, kendini misafir telâkki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin…

Bediüzzaman Said Nursi
(16. Mektup)

 

Kalkışın islam’a yakışır olsun güzel kardeşim. İnan dünya, değmiyor alâka-i kalbe.

Pişmanlık yaşamamak için tamda şimdi ;

“Estağfirullah el-lezî lâ ilahe illâ huve’l-hayyu’l-kayyûmu ve etûbu ileyhi.”

“Kim, cuma günü sabahleyin sabah namazından önce şu sözleri üç defa söylerse, onun günahları deniz köpükleri kadar olsa bile, Allah onun günahlarını bağışlar.

(İbn Sünni, 82)

 

Rabbim tövbelerimizi kabul etsin ve tövbemize yakışır bir hayat yaşamayı nasip etsin insaAllah…

Selam ve dua ile Canınız Cennete … 🙂 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Uğurböceği dedi ki:

    Kurban olayım yanlış yazmısım

BİR YORUM YAZ